#Bursa

Ekonomize - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tofaş’ın 300 Milyon Dolarlık K9 Yatırımı Üretime Başladı Haber

Tofaş’ın 300 Milyon Dolarlık K9 Yatırımı Üretime Başladı

Tofaş, 300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiği K9 projesinin seri üretimine başladı. Bursa’daki Tofaş Fabrikası’nda, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Koç Holding CEO’su ve Tofaş Yönetim Kurulu Başkanı Levent Çakıroğlu, Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan, FIAT CEO’su Arnaud Belloni ve Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu'nun yanı sıra bayi ve tedarikçi temsilcileri ile Tofaş çalışanlarının katıldığı törenle banttan indirilen ilk model; Türkiye hafif ticari araç pazarının en önemli modellerinden biri olan Fiat Dobló oldu. K9 projesi kapsamında Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner modelleri Bursa'da üretilecek. Yıllık 100 bin adet üretim kapasitesine sahip projede, üretilecek araçların yaklaşık yüzde 20'sinin ihraç edilmesi hedefleniyor. İstihdam hedefi 1.000 kişi olan ve 100'e yakın yerel tedarikçiyi bir araya getiren proje, Türkiye otomotiv sanayiinin üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü artıran önemli bir yatırım hamlesi olarak öne çıkıyor. Türk otomotiv sanayiinin öncü kuruluşu Tofaş, Koç Holding ve Stellantis ortaklığının yeni dönemini simgeleyen stratejik yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Eylül 2025'te Stellantis ile imzalanan anlaşma kapsamında hayata geçirilen K9 projesi, 26 Ekim 2026, Pazartesi günü Tofaş Fabrikası'nda düzenlenen törenle seri üretim aşamasına geçti. Tören, Türk otomotiv sanayiinin hafif ticari araç üretimindeki güçlü konumunu tahkim eden tarihi bir adıma sahne oldu. Tofaş'ta yeni dönemin simgesi, Fiat Dobló oldu K9 projesinin üretime başlangıç töreninin en anlamlı anlarından birini, Fiat Dobló'nun yeniden Tofaş üretim bandından inmesi oluşturdu. İlk kez 2000 yılında Bursa'da üretilmeye başlanan ve 2023 yılına kadar Tofaş'ta üretimi devam eden Fiat Dobló, Türk otomotiv sanayiinde olduğu kadar ticari araç pazarında önemli bir başarı elde etti. Türkiye'de 26 yılda 600 bin adedin üzerinde satışa ulaşan model, farklı nesilleri ve gövde seçenekleriyle ticari hayatın en tanınan araçlarından biri haline geldi. Üç yıllık aranın ardından yeniden Bursa'da üretilecek Dobló'nun K9 projesi kapsamında banttan inen ilk araç olması, Tofaş'ın üretim mirasını geleceğe taşıyan simgesel bir başlangıç olarak öne çıktı. Yaklaşık 300 milyon ABD Doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesi kapsamında Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Peugeot Partner modelleri Bursa'da üretilecek. Yıllık 100 bin adet üretim kapasitesine sahip projede, üretilecek araçların yaklaşık yüzde 20'sinin ihraç edilmesi hedefleniyor. K9 projesinin devreye girmesi ve mevcut K0 projesinin yaklaşık 100 bin adetlik tam kapasiteyle üretime devam etmesiyle Tofaş'ın yıllık bitmiş araç üretim hacminin 230-250 bin adet seviyelerine ulaşması öngörülüyor. K9 kapsamında 2034 yılının son çeyreğine kadar yaklaşık 660 bin adet aracın üretilmesi hedefleniyor. Böylece Tofaş, Stellantis'in bölgesel üretim ağı içerisindeki stratejik konumunu güçlendirirken, Türkiye'nin hafif ticari araç üretimindeki iddiasını da ileri taşıyacak. Dört farklı markayı kapsayan K9 projesiyle Tofaş, hafif ticari araç üretimindeki çok markalı yapısını daha da güçlendirecek. Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner modelleri, ticari taşımacılığa yönelik kargo ve yolcu taşımacılığına uygun kombi versiyonlarıyla üretilecek. Çoklu enerji platformuna uygun üretim altyapısı ise ilerleyen dönemde elektrikli hafif ticari araçlara yönelik talebin artması halinde Tofaş'a ilave üretim esnekliği sağlayacak. K9 projesiyle yaklaşık 1.000 kişilik istihdam ve yüzde 50 yerlilik hedefi K9 projesi, üretim kapasitesinin yanı sıra istihdam, yerlilik ve mühendislik alanlarında da önemli katkılar sağlayacak. Proje kapsamında Tofaş Fabrikası’nda yaklaşık 1.000 kişilik istihdam öngörülürken, 100’e yakın yerli tedarikçi firma üretim sürecine dahil edildi. Projede yüzde 50 mertebesinde yerlilik oranı hedefleniyor. Tofaş Ar-Ge Merkezi’nin mühendislik ve teknik geliştirme süreçlerinde görev aldığı projede, 300’ün üzerinde mühendis ve teknik personel çalıştı. Araçların performans, dayanıklılık, güvenlik ve kalite gerekliliklerine yönelik doğrulama ve onay testleri de Tofaş Ar-Ge Merkezi tarafından yürütüldü. K9’un Tofaş’ın sürdürülebilir büyümesine katkısının yanı sıra Türkiye’nin Avrupa’da hafif ticari araç üretimindeki liderlik iddiasını desteklemesi bekleniyor. Türkiye iç pazarındaki toplam satışlarda yerli üretim araçların payı yaklaşık yüzde 35 seviyesindeyken, K9 projesinin bu oranı yaklaşık 10 puan artırması öngörülüyor. Proje kapsamında 2034 yılının son çeyreğine kadar yaklaşık toplamda 660 bin adet araç üretilmesi hedefleniyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: “Türkiye'nin üretim gücüne ve geleceğine duydukları güvenle bu önemli yatırımı hayata geçiren Koç Topluluğu ve Stellantis'e teşekkür ediyorum.” Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tören esnasında yaptığı konuşmasında “2002’den bu yana Avrupa ekonomisinin yılda sadece %1,4 büyürken, Türkiye’nin büyümesinin %5,3 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Otomotiv sektörünün Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ettiğini söyleyen Bakan Kacır “2000’lerin başında yılda ancak 300 bin aracın satıldığı Türkiye’de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor. Avrupa’nın yapması gereken inovasyonu hızlandırmak, verimliliği yükseltmektir” diye konuştu. 300 milyon ABD doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin Tofaş’ın üretim yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır sözlerine “Küresel rakipleriyle yarışta olan Türkiye'nin üretim gücüne ve geleceğine duydukları güvenle bu önemli yatırımı hayata geçiren Koç Topluluğu ve Stellantis'e teşekkür ediyorum. K9 Projesi'nin Bursa'mızın ve ülkemizin üretim, istihdam ve ihracatına önemli katkılar sunmasını; yeni yatırımlara, başarılara ve iş birliklerine vesile olmasını temenni ediyorum” diyerek son verdi. AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ise törendeki konuşmasında “Avrupa'nın giderek daha da korumacı hale gelen politikalarını, sanayi hızlandırma yasası ve Made in EU yaklaşımıyla net bir şekilde görebiliyoruz” diye konuştu. Bakan Varank, Böyle bir dönemde yeni bir modelin Bursa’da üretilmesinin kararının alınması, aslında bu ülkeye bu ülkenin insanına üretim kabiliyetine duyulan güvenin ve aynı zamanda karşılıklı kazan kazan anlayışının somut bir göstergesidir” dedi. Ömer Koç: “Son 5 yılda Tofaş'a 1 milyar dolar yatırım yaptık” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Topluluğu'nun 100'üncü yaşında Tofaş'ın yeni bir stratejik yatırımı hayata geçirmesinin ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Tofaş'ın Türkiye otomotiv sanayiindeki öncü rolüne ve Koç Holding ile Stellantis arasındaki güçlü ortaklığa dikkat çeken Ömer Koç, “Otomotiv sektöründeki kurallar tüm dünyada ve bilhassa önemli bir parçası olduğumuz Avrupa'da yeniden yazılırken, ülkemize çekebildiğimiz her yatırımın son derece kıymetli olduğu kanaatindeyim” dedi. Son 5 yılda Tofaş'a yapılan yatırımın 1 milyar dolar mertebesine ulaştığını kaydeden Koç, “Memnuniyetle ve gururla belirtmek isterim ki, bu yatırımın yarısı Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımıza yöneliktir. Şirketimiz, Stellantis'in önde gelen üretim ve Ar-Ge merkezleri arasındadır” diye konuştu. Geçtiğimiz yıl K0 projesinin başarıyla devreye alındığını hatırlatan Koç, 300 milyon dolar yatırımla hayata geçen K9 projesiyle yıllık 100 bin adet üretim hedeflendiğini dile getirdi. Koç, “Bu yeni modelin Citroen, FIAT, Opel ve Peugeot markalarımız için üretilecek olmasını Tofaş’ın sürdürülebilir büyüme yolculuğu açısından çok kıymetli bir adım olarak görüyoruz” dedi. Koç, otomotivde artan uluslararası rekabete dikkat çekerek, böyle bir dönemde K9 modelinin Türk otomotiv sanayiinin Avrupa’daki ticari araç üretim liderliğini daha da güçlendireceğini söyledi. Koç, “Tofaş'ın yetkinliklerini ve kapasitesini âzâmî şekilde kullanıp müşterilerimize daha fazla yerli model sunabilmeyi, böylece memleketimizin cârî dengesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, başka yeni modeller konusunda ortağımızla görüşmeleri sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu. Ömer Koç, Made in EU politikasıyla Avrupa’nın 30 senelik Gümrük Birliği ilişkisini hiçe sayma basiretsizliğine düşebileceğine işaret ederek” “Bilhassa otomotiv sektörümüzde büyük emeklerle tesis edilmiş olan üretim ve mühendislik kapasitesinin muhafaza edilebilmesi için mütekabiliyet çerçevesinde bazı adımların atılması kaçınılmaz olabilir” dedi. Koç, iç pazarın büyümesine yatırımların cazibesini artıracak uygun mekanizmalarla katkı sağlanmasının şart olduğuna dikkat çekti. Samir Cherfan: “K9, Tofaş’ın Stellantis üretim ağındaki stratejik konumunu güçlendiriyor” K9 projesinin Tofaş ve Stellantis için önemine vurgu yapan Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan konuşmasında “Koç Topluluğu’nun 100’üncü kuruluş yıl dönümünde Bursa’da yeni bir projeyi hayata geçirmenin ve bu dönüm noktasını birlikte kutlamanın, Stellantis açısından büyük bir ayrıcalık olduğuna değinerek başladı. Cherfan; 2000–2023 yılları arasında Bursa’da üretilen ve Türkiye’de 600 binden fazla müşterinin tercihi olan Doblo’nun, Tofaş ile FIAT adını dünyaya taşıdığını aktardı. Doblò, Fiorino ve Egea’nın Tofaş Fabrikası’nın en önemli başarı hikâyelerinden olduğunun altını çizen Samir Cherfan, ayrıca üç yıl sonra Doblò’nun evine dönmesinin, Tofaş için önemli bir gelişmeyi temsil ettiğini vurguladı. Samir Cherfan “K9 projesi kapsamında Fiat Doblò, Citroën Berlingo, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner olmak üzere dört markanın beş modeli için yıllık 100 bin araçlık üretim kapasitesi planlanıyor. Çoklu enerji seçeneklerini destekleyen ve elektrikli hafif ticari araç üretimine hazır olan bu platform, Türkiye’nin bölgesel üretimdeki rolünü daha da güçlendiriyor. Bu projenin temelinde, Koç Topluluğu ile yarım asrı aşan güçlü ortaklığımız, eylül 2025’te imzaladığımız stratejik anlaşmayla daha da güçlendi. Stellantis’in markalarını, platformlarını ve küresel erişimini; Koç’un liderliği ve Tofaş’ın üretim ve mühendislik yetkinlikleriyle bir araya getiren bu ortaklık vesileysiyle Tofaş, bugün Stellantis’in dünya çapındaki en önemli üretim ve Ar-Ge merkezlerinden biri konumunda” diye konuştu. Doblò’nun güçlü mirası üzerine inşa edilen K9 projesinin, Stellantis’in Orta Doğu ve Afrika bölgesine yönelik FaSTLane 2030 stratejisinin de somut bir adımı olduğunu sözlerine ekleyen Cherfan “Bu strateji kapsamında, çift haneli faaliyet kâr marjımızı koruyarak gelirlerimizi yüzde 40 artırmayı ve yerel, bölgesel ve Asya kaynaklı tedarikin payını yüzde 30’dan yüzde 90’a çıkarmayı hedefliyoruz. Bölgede, bölge için üretim yaklaşımımızla müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verirken rekabet gücümüzü ve dayanıklılığımızı artırıyoruz. K9 projesi, yıllık 100 bin araçlık planlanan üretim kapasitesiyle Tofaş’ın bu stratejideki rolünü pekiştiriyor ve bölge pazarlarına rekabetçi koşullarda hizmet sunma kabiliyetimizi güçlendiriyor” diyerek sözlerine son verdi. Cengiz Eroldu: “K9 ve K0 ile yıllık üretimimiz 250 bin adede ulaşacak” Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu ise törende yaptığı konuşmada, Tofaş'ın 60 yıla yaklaşan üretim geçmişinde Türk otomotiv sanayiine yön veren birçok projeye imza attığını belirterek, K9 projesinin şirketin yeni büyüme dönemindeki en önemli yatırımlardan biri olduğunu söyledi. Cengiz Eroldu, Tempra ile Avrupa pazarlarına gerçekleştirilen ilk seri otomobil ihracatından Dobló'nun hafif ticari araç pazarındaki başarısına, Egea'nın üst üste 10 yıl Türkiye'nin en çok tercih edilen otomobili olmasına kadar uzanan üretim geçmişinin yeni projelere güçlü bir temel oluşturduğunu ifade etti. Stellantis ile Eylül 2025'te imzalanan stratejik anlaşma kapsamında Citroën, FIAT, Opel ve Peugeot markaları için üretilecek K9 modellerinin seri üretime başlamasından ötürü büyük gurur duyduklarını belirten Eroldu, Fiat Dobló'nun yeniden Bursa'ya dönüşünün de Tofaş için özel bir anlam taşıdığını söyledi. Eroldu, 2000-2023 yılları arasında Tofaş'ta üretilen ve uzun yıllar Türkiye hafif ticari araç pazarının en çok tercih edilen modellerinden biri olan Dobló'nun K9 projesiyle yeniden üretim programına alınmasının şirketin köklü üretim mirasını devam ettirdiğini vurguladı. K9 projesinin üretim ve ihracat hedeflerini açıklayan Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu, “300 milyon ABD Dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz K9 projesinde, yıllık 100 bin adetlik üretim kapasitesini hayata geçiriyoruz. Üretilecek K9 modelinin yaklaşık yüzde 20'sini ihraç edeceğiz” dedi. Yeni projenin Tofaş'ın toplam üretim hacmine sağlayacağı katkıya dikkat çeken Eroldu, K9'un devreye girmesi ve mevcut K0 üretiminin yaklaşık 100 bin adetlik tam kapasitesiyle devam etmesiyle birlikte Tofaş Fabrikası'nın yıllık bitmiş araç (CBU) üretim hacminin 250 bin adet seviyelerine ulaşacağını belirtti. K9 projesinin yalnızca üretim ve ihracat rakamlarıyla değil, Türkiye'nin otomotiv sanayiindeki rekabet gücüne sağlayacağı katkıyla da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Eroldu, “Projenin Tofaş'a kazandırdıkları tabii ki rakamlarla sınırlı değil. Tofaş'ın sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlamasının yanı sıra, ülkemizin hafif ticari araç üretim üssü olma iddiasını da destekleyecek olması bizim için ayrı bir gurur vesilesi” dedi. Tofaş’ın Ar-Ge gücü 600’ü aşkın çalışanla büyüyor K9 projesinin Tofaş'ın üretim altyapısının yanı sıra mühendislik ve teknoloji alanındaki birikimini de yansıttığını belirten Cengiz Eroldu, şirketin yaklaşık 20 yıldır cirosunun yüzde 3'ünü Ar-Ge faaliyetlerine ayırdığını söyledi. Stellantis'in önde gelen Ar-Ge merkezlerinden biri konumundaki Tofaş Ar-Ge Merkezi'nin 600'ün üzerinde çalışanıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Eroldu, patent başvuru sayısının da 300'e yaklaştığını ifade etti. Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç geliştirme ile üretim yetkinliklerini bir arada bulunduran Tofaş'ın, üniversiteler ve tedarikçilerle yürüttüğü iş birlikleriyle güçlü bir mühendislik ekosistemi oluşturduğuna dikkat çeken Cengiz Eroldu, K9 projesinin bu ekosistemin daha da geliştirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı. Özellikle yüksek teknoloji içeren araç bileşenlerinin yerlileştirilmesinin ve yan sanayiinin ihracat potansiyelinin artırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Cengiz Eroldu, Türkiye'nin hafif ticari araç üretimindeki güçlü konumunun bu tür yeni projelerle daha da ileri taşınacağını ifade etti. Çoklu enerji platformuna uygun K9 üretim altyapısının elektrikli hafif ticari araçlara yönelik talebin artması halinde Tofaş'a üretim esnekliği sağlayacağını belirten Eroldu, yeni modellerle birlikte fabrikanın gelecekteki üretim ihtiyaçlarına da yanıt verebilecek bir yapıya kavuşacağını söyledi. Tofaş'ın ulaştığı başarının arkasında çalışanların, mühendislerin, tedarikçilerin ve iş ortaklarının emeği bulunduğunu vurgulayan Cengiz Eroldu, K9 projesinin hayata geçirilmesine katkı sağlayan tüm ekiplere teşekkür etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın projeye verdiği desteğin önemine de değinen Eroldu, Tofaş'ın ülkeye ve tüm paydaşlarına değer yaratacak yeni projeleri hayata geçirmeye devam edeceğini belirtti. Tofaş'ta yeni dönem, yerli üretim ve ihracatla güçlenecek Türkiye otomotiv sanayiinin gelişiminde yaklaşık 60 yıldır önemli bir rol üstlenen Tofaş, K0 projesinin ardından devreye aldığı K9 yatırımıyla çok markalı üretim yapısını daha da güçlendiriyor. Koç Holding ve Stellantis'in ortak üretim ve mühendislik kabiliyetlerini bir araya getiren yeni dönem, Bursa'daki üretim merkezinin hem Türkiye hem de uluslararası pazarlar açısından stratejik önemini artırıyor. Yaklaşık 300 milyon ABD Doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin yıllık 100 bin araçlık kapasitesi, yaklaşık yüzde 20'lik ihracat hedefi ve yaklaşık 100 bin adetlik K0 üretimiyle birlikte yıllık bitmiş araç üretim hacminin 250 bin adet seviyesine ulaşması, Tofaş'ın sürdürülebilir büyüme yolculuğundaki yeni dönemin temelini oluşturuyor. Bir dönem Türkiye'den farklı pazarlara ihraç edilen ve 26 yılda 600 binden fazla kullanıcıyla buluşan Fiat Dobló'nun yeniden Bursa'da üretilmesi ise Tofaş'ın geçmişten geleceğe uzanan üretim başarısının en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'nın turizmine akademik yol haritası Haber

Bursa'nın turizmine akademik yol haritası

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Kapadokya Üniversitesi iş birliği ile yürütülen Bursa Turizm Master Planı ve Eylem Planı hazırlık çalışmaları kapsamında düzenlenen dört günlük program, gerçekleştirilen teknik değerlendirme ve kapanış toplantısı ile tamamlandı. BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın öncülüğünde başlatılan çalışmalar kapsamında, kentin tarihî, kültürel ve doğal zenginliklerinin daha etkin değerlendirilmesi, turizm çeşitliliğinin artırılması ve Bursa’nın ulusal ve uluslararası ölçekte rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda düzenlenen toplantılarda, Bursa’nın turizm kaynakları farklı uzmanlık alanları ve çeşitli başlıklar çerçevesinde değerlendirildi. Bursa’nın turizm potansiyelini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmek, öncelikli gelişim alanlarını belirlemek ve sürdürülebilir turizm politikalarına yön vermek amacıyla gerçekleştirilen çalışmalarda, akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile sektör paydaşlarının görüş ve önerileri alındı. TURİZMİN GELECEĞİ ORTAK AKILLA ŞEKİLLENİYOR Program kapsamında Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Ekim 2026 Olağan Meclis Toplantısı’nda gündeme alınan master plan çalışmaları kapsamında, Kapadokya Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Bilgehan Gülcan ve Doç. Dr. Halil Burak Sakal tarafından hazırlık sürecine ilişkin sunumlar gerçekleştirildi. Ayrıca Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Mudanya Üniversitesinde görev yapan akademisyenlerin katılımıyla odak görüşme toplantısı düzenlendi. Programın devamında Somut Kültürel Miras ve UNESCO Alan Yönetimi, Erişilebilirlik ve Kesintisiz Ulaşım ile Doğa, Yayla, Kırsal ve Kıyı Turizmi başlıkları masaya yatırıldı. Toplantılarda, Bursa’nın kültürel mirasının korunarak turizme kazandırılması, ulaşım olanaklarının geliştirilmesi, erişilebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması ve doğal alanların turizm potansiyelinin değerlendirilmesine yönelik görüşler paylaşıldı. DÖRT GÜNLÜK PROGRAM TAMAMLANDI Dört gün boyunca farklı temalarda gerçekleştirilen toplantıların ardından teknik değerlendirme ve kapanış toplantısı Merinos Park Restoran’da yapıldı. Program kapsamında elde edilen görüş ve önerilerin, Bursa’nın turizm potansiyelini geliştirmeye yönelik stratejilerin ve somut eylem önerilerinin oluşturulmasına katkı sunması amaçlanıyor. Son değerlendirme toplantısının ardından Kapadokya Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Bilgehan Gülcan ve Doç. Dr. Halil Burak Sakal, programı ve Bursa Turizm Master Planı hazırlık sürecini değerlendirdi. TURİZMİN UZMAN İSİMLERİ SAHADA Kapadokya Üniversitesi Turizm Master Planları Koordinatörü Prof. Dr. Bilgehan Gülcan, Bursa’nın turizm potansiyelini bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını belirterek, “Somut ve somut olmayan kültürel miras, ekoturizm, etkinlik ve kongre yönetimi, gastronomi, spor ve macera turizmi gibi farklı alanlarda uzman isimlerle birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Saha gezilerinin ardından odak grup görüşmelerimizi de gerçekleştirdik. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonunun başarılı geçtiğini düşünüyorum. Bursa, Türkiye genelindeki turizm istatistiklerinde üst sıralarda yer alan bir şehir. Amacımız, kentin sahip olduğu potansiyeli daha ileriye taşımak ve hak ettiği konuma ulaşmasına katkı sağlamak. Bu doğrultuda 2026-2030 Turizm Master Planı ve Turizm Eylem Planı’nı hazırlayarak Bursa’nın gelecek beş yıllık turizm yönetimine yol gösterecek bir doküman ortaya koymayı hedefliyoruz” dedi. BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMLA RAPORLANACAK Kapadokya Üniversitesi Sosyal ve Stratejik Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Halil Burak Sakal ise Bursa’nın farklı turizm türlerini bir arada barındıran önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, “Bursa çok önemli bir şehir ve çok büyük bir potansiyeli var. Deniz, kültür, inanç ve termal turizm başta olmak üzere birçok turizm türünü bünyesinde barındırıyor. Bursa’da turizm alanında gerçekleştirilen projeleri ve atılımları bütüncül bir yaklaşımla ele alarak tek bir raporda bir araya getirmek istiyoruz. Bu çalışmaların sonucunda hazırlayacağımız Turizm Master Planı ve Turizm Eylem Planı’nı Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teslim etmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. BURSA TURİZMİNE UZUN VADELİ YOL HARİTASI Bursa Turizm Master Planı ve Eylem Planı ile kültür ve miras turizminden inanç turizmine, termal ve sağlık turizminden gastronomiye, Uludağ’ın dört mevsim değerlendirilmesinden kırsal ve doğa turizmine kadar pek çok alanın bütüncül bir stratejiyle ele alınması hedefleniyor. Planlama sürecinde kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla Bursa’nın mevcut turizm kapasitesinin analiz edilmesi ve gelişime açık alanların belirlenmesi amaçlanıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, paydaşların katkılarıyla sürdürülen çalışmalar sonucunda turizm faaliyetlerinin yıl geneline yayılmasını, ilçelerin özgün değerlerinin öne çıkarılmasını ve şehirde turizm alanında faaliyet gösteren kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini hedefliyor.

Kardelen’den Paris’te ihracat hamlesi Haber

Kardelen’den Paris’te ihracat hamlesi

Kardelen ve Yaylacık markalarıyla Türkiye pazarında, Cardelion markasıyla yurt dışında faaliyet gösteren İlka Şekerleme, SIAL Paris’e dokuzuncu kez katıldı. Standında ziyaretçilere Bursa’nın coğrafi işaretli ürünü kestane şekerini ikram eden şirket, yıllardır sürdürdüğü uluslararası tanıtım çalışmalarına Paris’te devam etti. BURSA (İGFA) - Bursa merkezli İlka Şekerleme, Fransa’nın başkenti Paris’te 17–21 Ekim tarihlerinde düzenlenen SIAL Paris 2026’da Cardelion markasıyla yer aldı. İki yılda bir gerçekleştirilen fuara düzenli katılan şirket, bu yıl dokuzuncu kez Bursa’yı ve Türkiye’yi temsil etti. Fuar boyunca farklı ülkelerden gelen sektör temsilcileriyle bir araya gelen İlka Şekerleme, ziyaretçilere kestane şekeri ikram ederek ürünlerini tanıttı. Şirket, ürün tadımları ve ticari görüşmelerle coğrafi işaretli Bursa kestane şekerinin yurt dışında daha fazla tanınması için çalışmalarını sürdürdü. Akgün: Bursa’nın bu değerini dünyaya tanıtmak için çalışıyoruz İlka Şekerleme Genel Müdürü Mümin Akgün, SIAL Paris’e düzenli katılımlarının arkasında yıllara yayılan bir tanıtım ve ihracat çalışması bulunduğunu söyledi. Bursa ile özdeşleşen kestane şekerini uluslararası alıcılarla buluşturmayı önemsediklerini belirten Akgün, şöyle konuştu: “Dokuzuncu kez katıldığımız SIAL Paris’te Bursa’yı ve Türkiye’yi temsil etmekten gurur duyuyoruz. Standımızı ziyaret edenlere kestane şekeri ikram ediyor, ürünümüzü doğrudan tanımalarını sağlıyoruz. Bursa’nın coğrafi işaretli bu değerini farklı ülkelerde daha fazla tüketiciye ulaştırmak için yıllardır fuarlara katılıyor, tanıtım çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Hedef, tanıtımı kalıcı ticari ilişkilere dönüştürmek Uluslararası pazarlarda büyümenin sürekli çalışma gerektirdiğini ifade eden Akgün, fuar katılımlarında mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini geliştirmeye ve yeni alıcılara ulaşmaya odaklandıklarını belirtti. Akgün, “İhracatta büyümek için ürününüzü doğru alıcıyla buluşturmanız ve güvenilir bir tedarik ilişkisi kurmanız gerekiyor. Cardelion markamızla mevcut pazarlarımızı geliştirirken yeni ülkelerde distribütör ve satış kanallarımızı genişletmek istiyoruz. Önceliğimiz, fuarda kurulan temasların düzenli siparişlere ve uzun vadeli iş birliklerine dönüşmesi” dedi. Özdemir: Ürünümüzü tattırarak tanıtıyoruz İlka Şekerleme Ticaret Müdürü Deniz Utku Özdemir de fuarların, Türk usulü kestane şekerinin lezzetini alıcılara doğrudan tanıtma fırsatı sunduğunu belirtti. Özdemir, “Kestane şekerimizi alıcılara ikram ederek tanıtıyor, fuarda başlayan görüşmeleri Cardelion’un yeni ülkelerdeki satış noktalarına ulaşmasını sağlayacak iş birliklerine dönüştürmek istiyoruz” diye konuştu. Tolga Akgün: Tanıtımı dijital kanallarla destekliyoruz İlka Şekerleme Dijital Pazarlama Müdürü Tolga Akgün ise uluslararası fuarlardaki tanıtım çalışmalarını dijital kanallarla desteklediklerini söyledi. Kardelen ve Cardelion’un yurt dışındaki bilinirliğini artırmak için çalıştıklarını belirten Akgün, “Dijital kanallarımız sayesinde yurt dışındaki alıcılar ürünlerimizi inceleyebiliyor ve bizimle doğrudan iletişim kurabiliyor” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.