PARA Teknoloji, TEKNOLOJİ Para Oldu
Nihat ERGÜN / Sanayi ve Ticaret Bakanı
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, gerçekten büyük bir projeyle ses getirdi. İki gücü akılcı ve mantıklı bir projeyle aktifleştirerek ülkemiz adına ciddi ve somut manada kazanç sağladı. Bahsettiğimiz bu güçlerden biri her ülke, hatta mikro bazda her birey için vazgeçilmez olan "Eğitim-Bilgi-Birikim". Diğeri ise, ülke ekonomilerin bel kemiği olarak nitelendirilecek kadar değerli kabul edilen "KOBİ’ler ve Sanayiciler".
Bakanlığın da deyimiyle “Parayı Teknoloji’ye, Teknoloji’yi Paraya Dönüştüren” bu program ile ilgili Genel Yayın Yönetmenimiz Kadir Gürbüz, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’den bilgi alırken, diğer önemli konuları da masaya yatırdı.
Röportaj : Kadir GÜRBÜZ
Ülkemizdeki Ar-Ge alt yapısının önemli bir bölümü, üniversiteler ile kamuya ait araştırma kurumları bünyesinde bulunmaktadır. Özel sektör tarafından kurulan ve faaliyet gösteren Ar-Ge birimi sayısı, bilim ve teknoloji alanında yetkin ülkelerle karşılaştırıldığında oldukça düşüktür. Ayrıca, başta AB ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerden farklı olarak Türkiye’de özel araştırma kurumları bulunmamaktadır. Üniversite-sanayi-kamu işbirliği ile mevcut alt yapının verimli kullanımı yeterli düzeyde ve yaygın şekilde gerçekleştirilememektedir. Mevcut faaliyetlerin önemli bir bölümü az sayıdaki büyük ölçekli işletmelerle sınırlı olup, Ar-Ge için büyük önem taşıyan KOBİ’lerin mevcut Ar-Ge alt yapısından faydalanması ise istenilen düzeyin altındadır.
Tüm dünyada yaşanan gelişmelere ve uygulamalara paralel olarak ülkemizde de üniversite-sanayi işbirliğinin güçlendirilmesi, sanayide teknoloji ve Ar-Ge kültürünün yaygınlaştırılması ve buna bağlı olarak teknoloji tabanlı ürün ve üretim yöntemlerinin geliştirilerek uluslararası pazarlarda rekabet gücümüzün yükseltilmesine katkı sağlamak Bakanlığımızın en önemli görevleri arasındadır.
En genel hatlarıyla Sanayi Tezleri Programı (San-Tez) nedir?
Sanayi Tezleri (SAN-TEZ) Programı, sanayimizin büyük bir bölümünü oluşturan KOBİ’lerimizin Ar-Ge ve Teknoloji kültürü kazanmaları ve sorunlarını üniversitede üretilen bilgi birikimini kullanarak, üniversitelerimizle işbirliği içinde çözme alışkanlığı kazanmalarını sağlayacağı gibi, üniversitelerde ticarileşebilir ürüne yönelik çalışma yürüten akademisyenlerin de çalışmalarını katma değere dönüştürmelerine imkân sağlayacak bir destek aracıdır.
Ne kadar destek sağlanacak?
Bakanlık olarak biz, San-Tez Programı ile üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilerek kurumsallaşmasını ve üniversitelerimizde yapılan bilimsel çalışmaların ticarileştirilerek ülkemizde katma değer yaratmasını ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzün artırılmasına katkı sağlamasını arzu ediyoruz. Program çerçevesinde, yeni ürün veya üretim yöntemlerinin geliştirilmesi ya da mevcut üründe veya üretim yönteminde yenilik yapılması amacıyla sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda belirlenecek yüksek lisans veya doktora tez çalışmaları desteklenmektedir.
Bu programla hedeflenen nedir?
Ülkemizde sağlam bir üniversite-sanayi-kamu işbirliğinin kurulması ve kurumsallaşması,
Üniversitelerdeki bilgi birikiminin ve nitelikli insan gücünün sanayicinin tecrübesi ve sermayesi ile birleştirilerek bilgi ve teknoloji tabanlı ürün ve üretim yöntemlerinin geliştirilmesi,
Katma değeri yüksek, teknoloji tabanlı ürün ve üretim yöntemleri geliştirilmesi desteklenerek ülkemizin dünya pazarında rekabet gücünün yükseltilmesi,
KOBİ’lerin teknoloji ve Ar-Ge kültürü kazanmalarını sağlamak,
Ülke sanayisinin yüzde 98’ini oluşturan ve halen geleneksel üretim yöntemi ile çalışmaya devam eden ve bu nedenle ülkede yaratılan katma değerin sadece yüzde 26’sını üreten KOBİ’lerimizi teknolojik ürün ve üretim yöntemlerini kullanmaya teşvik etmek,
KOBİ’lerin öz kaynaklarıyla gerçekleştiremeyecekleri Ar-Ge ve yenilikçiliğe yönelik çalışmalarını üniversite ve kamu desteği ile gerçekleştirmelerini sağlamak,
Üniversitede yapılan akademik çalışmaların katma değer yaratacak ürün veya üretim yöntemi olarak uygulanmasını, akademik bilginin ticarileşmesini, akademisyenler ve üniversite mezunu gençler arasında şirketleşme kültürünü yaygınlaştırarak yenilikçi yeni şirketler doğmasını sağlamak,
Üniversitelerde doktora veya yüksek lisans çalışmalarının imalat sanayindeki KOBİ’lerin taleplerine duyarlı olarak tespitine katkı sağlamak,
Çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisinin desteklenerek nitelikli eleman sayısının artırılmasına yardımcı olmak,
Bu projelerde çalışan yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin ileride bu firmalarda Ar-Ge personeli olarak istihdam edilmesinin önünü açmak şeklinde ifade edebiliriz.
Bütçesi nasıl hazırlandı?
San-Tez Programı kapsamında, destek olarak toplam proje bütçesinin yüzde 75’i Bakanlığımızca hibe olarak verilmekte, yüzde 25’i ise proje ortağı firma tarafından karşılanmaktadır.
San-Tez Programının hedef kitlesinde kimler var?
Ar-Ge ve teknoloji ihtiyacı olan, ancak kendi öz kaynakları ile bu araştırmayı yapması mümkün olmayan KOBİ’ler, bilimsel birikimlerinin ticarileşebilir ileri teknoloji ürünü olarak değerlendirilmesini isteyen üniversite öğretim üyeleri ile üniversitede veya bir kuruluş bünyesinde çalışan yüksek lisans ve doktora öğrencileri oluşturmaktadır.
Proje sahibi firma ve proje yöneticilerinin San-Tez Programı ile ilgili görüşleri nelerdir?
Bugüne kadar desteklenmesine karar verilen 317 projenin 218’i ile sözleşme imzalanarak projeler başlatılmış ve bu projelerden 45 adedi sonuçlanmıştır. Sonuçlanan ve devam eden projelerde yer alan proje ortağı firmalardan özellikle KOBİ statüsündeki firmaların büyük bir çoğunluğu, yürüttükleri San-Tez projesinin kendileri için önemli bir dönüşüm sağladığını belirterek, tekrar proje başvurusunda bulunmak istediklerini ifade etmektedirler.
Program kapsamında bazı firmaların Bakanlığımıza ilettiği konulardan biri kendi paylarına düşen yüzde 25’lik kısmın fazla olduğudur.
Bazı firmalar bu konuyu bir sorun olarak gündeme taşısa da, tüm dünyayı etkileyen kriz döneminde bile proje ödemelerinde herhangi bir aksama ile karşılaşılmamış olup, projeler belirlenen iş planları dâhilinde devam ederek sonuçlandırılmıştır.
“Parayı Teknolojiye, Teknolojiyi Paraya Dönüştüren Program” sloganını biraz detaylandırabilir miyiz?
Daha öncede belirttiğimiz gibi, KOBİ’ler tarafından yürütülecek Ar-Ge çalışmasının gerektirdiği kaynağın büyük bir kısmını San-Tez Programı kapsamında karşılıyoruz. Projenin ise mutlaka yüksek katma değerli bir ürün veya üretim yöntemi ile sonuçlanmasını istiyoruz.
Böylece program kapsamında verilen destek, proje sonucunda ortaya çıkan teknoloji ile paraya dönüşmektedir.
Bu programla ilgili daha detaylı bilgi ihtiyacı olanlar ne yapmalı ya da nereye başvurmalıdır?
San-Tez Programı ile ilgili detay bilgilere, Bakanlığımız web adresindeki “http://sagm.sanayi.gov.tr/ServiceDetails.aspx?dataID=108” linkinden ulaşmak mümkündür. Bunun yanında herhangi bir sorusu olan veya daha fazla bilgi edinmek isteyenler ise Bakanlığımız Sanayi Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü San-Tez birimine başvuruda bulunabilirler.
Ayrıca “santez@sanayi.gov.tr” mail adresinden de sorularını aynı birime yöneltebilirler.
San-Tez hakkında özellikle belirtmek istediğiniz başka detay varsa alabilir miyiz?
San-Tez Programı ülkemizde üniversite, sanayi ve kamuyu bir araya getiren ve bu işbirliğinin yüksek katma değerli bir ürün veya üretim yöntemi ile sonuçlandırılmasını isteyen ilk ve tek uygulamadır.
Programın bir diğer önemli özelliği de özellikle akademisyenlerimizin Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde kendi firmalarını kurarak San-Tez Programına başvuruda bulunmalarını sağlamasıdır.
Zira San-Tez dışında kalan tüm programlarda verilen destek hibe bile olsa projeyi yürütecek firmadan teminat istenmekte, yeni kurulan firmaların bu teminatı vermesi zaman zaman zor duruma düşmelerine neden olmaktadır.
San-Tez’in diğer programlara göre en önemli farkı kendi sanayicisine ve akademisyenine güvenerek yola çıkmasıdır.
San-Tez projesi haricinde; birkaç da genel sorumuz olacak. Bakanlık olarak, üretici ve sanayicilere verilen destekleriniz hakkında da biraz bilgi alabilir miyiz? Ve tüketicilere verilen hizmetler nelerdir?
Girişimci Bilgi Sistemi:
Hükümet olarak ülke ekonomisinde makroekonomik alanda sağladığımız güven ve istikrar ortamının oluşturduğu olumlu atmosferin, mikro düzeyde yapılacak reformlarla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Mikro düzeyde yapılması gerekli reformlar için sanayi ve ticaret politikalarının doğru tasarlanmasının şart olduğunu biliyoruz. Doğru politikalar için doğru veri ve bilgilerin gerekliliğinden hareketle, Orta Vadeli Programda yer alan ve 2010 yılı Programı ile sorumluluğu Bakanlığımıza verilen Girişimci Bilgi Sistemi (GbS) kapsamında önemli çalışmalar yürütmekteyiz.
GbS ile ulaşmak istediğimiz hedefler nelerdir?
Kamu kesimindeki politika yapıcılar ile karar alıcılara, ekonomi politikalarının tasarlanması, uygulanması ve etkinlik ölçümü için doğru ve güvenilir bilgilerin sunulacağı bir ortamın sağlanması, Ekonomi analizleri çalışmalarında, üniversitelere, araştırma enstitülerine, STK’lara, özel araştırma kuruluşları ve bireysel araştırmacılara veri ve bilgi tedarikinin sağlanması,
Ülkemizde yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı girişimcilere, yapacakları yatırımların tespiti konusunda rehberlik edecek bölgesel ve sektörel bazda bilgilerin sunulması şeklinde ifade edebiliriz.
Şu an itibariyle GbS’de sanayi ve ticaret sektörlerinin mali yapılarını, çalışan sayılarını, dış ticaret rakamlarını, patent, marka ve benzeri bilgilerini ülke, bölge ve iller düzeyinde analiz edebiliyoruz. Bununla birlikte, kamunun elinde bulunan verilerin entegrasyonu ve sistemde yer alan verilerde sorunlu gördüğümüz alanların düzeltilmesi amacıyla, Bakanlığımız koordinasyonunda Gelir İdaresi Başkanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı ile birlikte önemli çalışmalar yürütüyoruz. Söz konusu bu çalışmalar sonuçlanınca, GbS’den türettiğimiz verileri paydaşlarımızın da istifadesine sunmayı planlıyoruz.
Ayrıca, GbS kapsamında yürütmüş olduğumuz bir diğer çalışmada ise, ülkemizde yerleşik tüm sanayi işletmelerinin iller bazındaki sayıları, makine teçhizat durumları, kurulu ve fiili üretim miktarları, ham madde ve ara malı tüketim miktarları, çalışan sayıları ile enerji tüketim miktarları gibi bilgilerin yer aldığı sanayi sicil kayıtlarını kullanarak ayrıntılı analizler ve projeksiyonlar yapabilmeyi amaçlıyoruz.
“Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi” hakkında bilgi alabilir miyiz?
Türkiye’nin sanayideki vizyonunu belirlemek amacıyla özel sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve kamudaki ilgili paydaşların katılımıyla, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın öncülüğünde bir arama konferansı gerçekleştirilmiştir. Söz konusu arama konferansı neticesinde, Türkiye için uygulanacak sanayi stratejisinin uzun dönemli vizyonu “Orta ve yüksek teknolojili ürünlerde, Avrasya’nın üretim üssü olmak” şeklinde belirlenmiştir. Bu uzun dönemli vizyon çerçevesinde 2010–2013 yıllarını kapsayan Türkiye Sanayi Stratejisi’nin genel amacı ise, “Türk Sanayisinin rekabet edebilirliğinin ve verimliliğinin yükseltilerek, dünya ihracatından daha fazla pay alan, ağırlıklı olarak yüksek katma değerli ve ileri teknolojili ürünlerin üretildiği, nitelikli işgücüne sahip ve aynı zamanda çevreye ve topluma duyarlı bir sanayi yapısına dönüşümü hızlandırmak” olarak tespit edilmiştir.
Ayrıca, sanayi stratejisi ile belirlenen vizyona ve genel amaca yönelik olarak;
Orta ve yüksek teknolojili sektörlerin üretim ve ihracat içindeki paylarının artırılması,
Düşük teknolojili sektörlerde katma değeri yüksek ürünlere geçişin sağlanması,
Becerilerini sürekli geliştirebilen şirketlerin ekonomideki ağırlığının artırılması şeklinde üç temel stratejik hedef tespit edilmiştir.
Dünya’daki, AB’deki ve ülkemizdeki gelişmeler dikkate alınarak katılımcı bir yaklaşımla Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanan, Türkiye’nin yeni Sanayi Stratejisi Belgesi Yüksek Planlama Kurulu’na sunulmak üzere, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’na iletilmiştir. 2010–2013 dönemini kapsayan Türkiye Strateji Belgesi, gerekli onay prosedürü tamamlandıktan sonra kısa bir süre içerisinde kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Ayrıca, Bakanlığımız koordinasyonu ve sorumluluğunda Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi paralelinde sektörel strateji belgeleri de hazırlanmıştır. Tekstil, Hazır Giyim, Deri ve Deri Ürünleri sektörlerine yönelik strateji belgesi hazırlanarak uygulanmaya konulmuş ve strateji belgesi ekinde yer alan tedbirler ve eylemlerin izlenmesine devam edilmektedir. Demir-Çelik, Kimya, Makine ve Otomotiv sektörlerine ait strateji belgeleri tamamlanarak Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK)'na sunulmuştur. Elektrik-Elektronik ve Seramik sektörlerine yönelik strateji belgeleri ise EKK’ya sunulmak üzere tamamlanma aşamasındadır.
Tüketicilere verilen hizmetler nelerdir?
Bakanlık olarak tüketicilere yönelik olarak çok sayıda hizmet yürütmekteyiz. Öncelikle tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcılar arasındaki uyuşmazlıkların mahkemeye yansımadan çözüme bağlanması amacıyla her il ve ilçede en az bir tane olmak üzere toplam 975 adet tüketici sorunları hakem heyeti kurulmuştur.
Tüketici şikâyetlerinin tüketici sorunları hakem heyetlerine doğrudan aktarılmasını, şikâyetlerin inceleme ve değerlendirme aşamalarının internet üzerinden takip edilmesini ve sonuçlarının sorgulanmasını sağlamak amacıyla Bakanlığımız bünyesinde Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) kurulmuştur.
Televizyon, gazete, dergi, internet sitesi, afiş, açık hava vb. tüm yazılı ve görsel mecralarda yayınlanan reklamlar, Reklam Kurulu'nca denetlenmekte ve reklam mevzuatına aykırı bulunan reklamlara yaptırım uygulanmak suretiyle tüketicilerin aldatılmasının önüne geçilmektedir.
Esnaf, tüccar, birlik ve kooperatiflere verilen hizmetlerden de biraz bahseder misiniz?
Esnaf, tüccar ve birlikler ile kooperatifler Bakanlığımızın önemli bir hizmet alanını oluşturmaktadır. Bu kesimlerin daha fazla desteklenmesi ve yürütülen hizmetlerimizin kalitesinin artırılması yönünde de önemli çalışmalar yapmaktayız.
Esnaf ve Kooperatif Strateji Belgesi Çalışmaları ne durumda?
Öncelikle, esnaf ve sanatkârlarımız ile kooperatifçilik sektörünün sorunlarına bütüncül bir açıdan bakmak, bir strateji çerçevesinde çözümler üretmek ve ülkemiz kooperatifçiliğine ivme kazandırmak için, bu iki önemli alana yönelik olarak ilk defa katılımcı bir yaklaşımla strateji belgesi hazırlık çalışması başlatılmıştır.
Bakanlığımız tarafından, 2008 yılı Haziran Ayı içerisinde hazırlık çalışmaları başlatılan “Kooperatifçilik Strateji Belgesi” çok yönlü bir çalışma olup, sadece Bakanlığımızın görev ve yetki alanında bulunan kooperatifler için yapılmış bir çalışma değildir. Ülkemizde kooperatifçiliğin yeniden ekonomik kalkınmada bir araç olarak kullanılır hale getirilmesi ve ülkemiz kooperatifçilik politikalarının yeniden ele alınarak düzenlenmesi amacıyla yürütülmüş bir çalışmadır.
Çalışma, kooperatiflere yönelik kamu hizmetlerinin yeniden tasarımı, Ar-Ge faaliyetlerinin geliştirilmesi, örgütlenme kapasitesi ve kooperatifler arası işbirliği imkânlarının arttırılması gibi önemli bir takım temel hedefleri içermektedir. 2011 yılı Hükümet Programı'nın öncelikli tedbirleri arasında yer alan Kooperatifçilik Strateji Belgesi'nin 2011 yılında uygulamaya konulması planlanmaktadır.
Esnaf ve Sanatkârlarımızın Finansman İmkânlarının İyileştirilmesine Yönelik Çalışmalar, ülkemiz için büyük önem arz eden esnaf ve sanatkârlarımıza kullandırılan kredilerde de ciddi iyileştirmeler yapılmıştır. Nitekim Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (ESKKK) kefaletiyle T. Halk Bankası A.Ş. kaynaklarından kullandırılan kredi tutarı 2002 yılında 154 Milyon TL iken, bu rakam 31 Ekim 2010 itibariyle 3,4 Milyar TL’sına ulaşmıştır.
2002–2009 döneminde bütçeden gelir kayıpları olarak ödenen toplam 976 Milyon TL’lik devlet desteğinden 785 Bin esnaf ve sanatkârımız yararlandırılmıştır. 2010 yılının ilk 9 ayında yaklaşık 89 Bin esnaf ve sanatkârımız düşük faizli kooperatif kredisi kullanmıştır.
2002 yılında 16 Milyon TL olan bütçe ödeneği, 2010 yılı için 392 Milyon TL olarak öngörülmüştür. Ayrıca yüzde 47 olan sübvansiyonlu kredi faiz oranı yüzde 5-6’ya düşürülmüş olup, 2002 yılında şahıs üst limiti 5 bin TL iken 01.09.2010 tarihinden itibaren ESKKK’lerin mali durumuna göre 35 bin TL ile 100 bin TL şeklinde iki kademeli şahıs üst limiti uygulanmaya başlanmıştır.
Böylece, esnaf ve sanatkârların ESKKK kefaletiyle daha yüksek limitlerde ve düşük faizlerde kredi kullanarak desteklerden yararlanmaları mümkün hale getirilmiştir.
Ayrıca, ESKKK olmayan yörelerimizde esnaf ve sanatkârların doğrudan Halk Bankası’ndan kredi kullanmasına da imkân sağlanmıştır.
Dergimiz aracılığıyla, sizden mesaj bekleyenlere ne iletmek istersiniz?
Bakanlık olarak gerçekleştirdiğimiz ve planladığımız faaliyetlerin bir kısmını derginiz aracılığıyla kamuoyuna aktarma fırsatı verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyor ve yayın hayatınızda başarılar diliyorum.



















