Mardin’e de Türkiye’ye de Böylesi Layıktı

Y. Doç. Dr. Cüneyt Yüksel

Röportaj: İrem Nurgül Durmuş

TBMM’de neler gördük neler, “Bunlar milletvekiliyse biz millet değiliz” dedirtenler. Sonra Ak yıllar, ak yüzler… Ve Özgeçmişiyle dudak uçuklatan bir milletvekili: Cüneyt Yüksel. “Yok” yok özgeçmişinde, bu yüzden girişime onun kim olduğundan bahsederek başlayamıyorum.

Özgeçmişiyle aslında tam bir Türkiyeli. Hatta evrensel bir isim.

Cüneyt Yüksel’in seçim bölgesi de Türkiye’nin en örnek şehirlerinden biri bence. Türk, Kürt, Süryani, Arap demeden bir sürü farklı rengin tek bir ses olduğu örnek bir sevgi şehri “Mardin”.

Mardin’de geçirdiğim sürede Cüneyt Yüksel’in babasının lakabı ilgimi çekiyor. Bölgede "Ebu Adle" diyorlar babasına. Öğrendim, "Adaletin Babası" demekmiş. Mardin’de pek çok kavgayı ve haksızlığı bitirdiği için bu lakabı uygun görmüşler ona. Sonra duyuyorum ki, Yüksel’in amcası ve halası da hâkimmiş. Kız kardeşinin de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Kürsüsü’nde Araştırma Görevlisi olduğunu öğrenince ailede ilk eğitim olarak herkese adalet duygularının aşılandığını, adaletin ne güzel şey olduğunun öğretildiğini düşünmeye başlıyorum. Eskiden beri kendine, özgeçmişine, vekilliğine, duruşuna hayran olduğum Cüneyt Yüksel’in, Mardin’e gidince ailesine de özel bir ilgi duymaya başlıyorum böylece…

Ben susuyorum şimdi, bir an önce o zevkli röportaja geçiyorum.

 

Öncelikle çok etkili bir özgeçmişiniz var. Mardin’de başlayıp, İstanbul’la devam eden sonra Türkiye sınırlarını aşıp ABD’nin dünyaca ünlü üniversitelerinde süren bir hayat. Çok önemli görevler... Hem akademisyen olarak hem de profesyonel hayatta parmak ısıttıracak bir özgeçmiş. Ve sonrasında 2007 Temmuz’unda Mardin’de Ak Parti’den Milletvekili seçilmenizle başlayan siyaset hayatı.  Buradan başlayalım… 2007’den bugüne, siz, Ak Parti ve Mardin. Kısa bir değerlendirme, bu 4 yılın muhasebesini yaparsak?

Memleketim Mardin’in, hemşerilerimin bana güvenerek, beni milletvekili olarak meclise gönderdikleri 22 Temmuz 2007 tarihinden bugüne Mardin için, eğitimde, sağlıkta, sosyal güvenlikte, toplu konutta, ulaşımda, duble yollarda, tarımda, hayvancılıkta ve pek çok konuda hemşerilerimin her zaman süren desteği ve duaları ile, il ve ilçe teşkilatlarımızın yoğun çabasıyla, Valiliğimizin, Belediyemizin, işadamlarımızın el birliğiyle çok önemli mesafeler kat ettik.
Mardin eğitimde hak ettiği yeri bizim dönemimizde modern okullarla aldı. Öğrencilerimize kitaplarını ücretsiz dağıttık. Yüzlerce Üniversiteli gencimize burs sağladık.  Sağlıkta büyük dönüşümü biz başlattık. Modern hastaneler yaptık, yapıyoruz. KÖYDES ve BELDES’le köylerimize içme suyu getirdik, elektrik getirdik. Beyaz Su sayesinde ilimizin içme suyu probleminin çözdük. “Yol Medeniyettir” dedik yollar yaptık. İlimize Mardin Artuklu Üniversitesi’ni biz kazandırdık. Kentsel Dönüşüm Projesi, yani benim deyimle Tarihi Dönüşüm Projesi sayesinde Mardin tarihini gün yüzüne çıkardık. Yüzlerce toplu konut yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Nusaybin’de mayınları temizledik; sıra binlerce kamyoncumuza iş olanağı sağlayacak Nusaybin Kara Sınır Kapısı’na. Daha yeni 26 Şubat 2011 tarihinde Türkiye'nin ilk ortam kullanımlı sınır kapısı olan Nusaybin Sınır Kapısı’nın temelini Sayın Bakanımız Hayati Yazıcı ile beraber attık. Güneydoğu Anadolu Projesi’nde (GAP) acil sulama yatırımlarının tamamlanması için son sürat çalışmalar devam ediyor.
Mardin için yepyeni bir kalkınma vizyonu olan 4T’yi belirledik. Tarihi Dönüşüm, Turizm, Ticaret ve Tarım’dan oluşan 4T Vizyonu ile Mardin’in geleceğini inşa ediyoruz. Yani aslında Mardin’de bir değişim, dönüşüm başlattık. Topyekun bir kalkınma hamlesine giriştik ve “Durmak Yok, Yola Devam” diyerek bunu sürdüreceğiz.

 

Evet, bu seferki Mardin ziyaretimde benim en etkilendiğim projelerinizden birisi de Mardin için belirlediğiniz Kalkınma Vizyonu “4T” nin de içinde olan Mardin Tarihi Dönüşüm Projesi…

Bizler “Tarih Mardin'e Yeniden Gülecek” diye bu yola çıktık ve Mardin’i “Marka Kent” haline getirmek için 2007 senesinde Türkiye’nin Prestij Projesi olan “Mardin Tarihi Dönüşüm Projesi”ni başlattık. Bu projenin resmi adı Kentsel Dönüşüm Projesi idi. Yalnız Mardin gibi kadim kültüre sahip bir şehirde bu tanımlama yetersiz kalmaktaydı. Onun için Mardin’de gerçekleşen bu Kentsel Dönüşüm Projesi’ne “Tarihi Dönüşüm Projesi” adını verdik. “Tarihi Dönüşüm” yeni bir konsept, yeni bir vizyondur.

Başbakanımız Mardin'e büyük önem veriyor. Aslında Tarihi Dönüşüm Projesi’nin ilk adımını bizler hemen 2007 yılındaki genel seçimlerin sonrasında attık. Başbakanımızın İstanbul'dan Ankara'ya dönüşünde beni uçağa davet etmesi üzerine uçakta, Mardin'in gelecekteki vizyonuyla ilgili konuştuk. Bu süreçte Mardin'de Kentsel Dönüşüm Projesi devreye girdi. İşte bu proje AK Parti’nin, Sayın Başbakanın vizyonudur. Aynı zamanda Tarihi Dönüşüm projesi Mardin Halkı’nın projesidir.

 

TBMM Genel Kurul Kürsüsü’nde de tüm Türkiye’ye resimlerle bu projeyi anlattınız. Proje ile ilgili çalışmalar hangi safhada? Projenin sonunda nasıl bir Mardin ortaya çıkacak?

Şu ana kadar 10 Milyon TL’nin üzerinde yatırım yapılmış olan Mardin Tarihi Dönüşüm Projesi, toplamda 100 Milyon TL’lik bir proje. Bu projeyle, kentin tarihi ve kültürel kimliği muhafaza edilerek, şehrin ülke ve dünya turizmine kazandırılmasını, böylelikle de ilin sosyo-ekonomik kalkınmasına katkı sağlanmasını hedefliyoruz. Proje kapsamında, Lazer Tarama Yöntemi’yle, 3R şeklinde adlandıracağımız Rölöve, Restitüsyon ve Restorasyon Projelerini hayata geçiriyoruz. Başbakanımızın da ifade ettiği gibi Mardin'de tam iki yüz on sekiz yıldır onarılmayan, tamir edilmeyen tarihi kaleyi biz şu anda tamir etmeye başladık. İnşallah Mardin’in sembolü olan Mardin Kalesini de Mardin ruhuna yakışır bir şekilde onarıp memleketimize kazandıracağız. Bu proje tamamlandığında, Mardin, Kudüs ve Venedik’ten sonra Dünya’nın üçüncü sit alanı olacaktır.

 

Mardin’e bu gidişimde şehirde bir dönüşüm gerçekleştiğini çok net gördüm. Siz bunu “Mardin fazlalıklarından kurtuluyor” diye anlatmıştınız.

Mardin’de yaşanan değişimi herkesin görmesi lazım ve giden herkes Mardin’in nasıl özüne döndüğünü görüyor. İşte Mardin’in gelişimi Camii Kebir'den, Deyrulzefaran'dan, Mor Gabriel'den dünyaya nasıl bakacağımıza ve onların geleneğini ne kadar yaşatacağımıza bağlı ve bu projeyle biz bunu gerçekleştiriyoruz. Karadeniz’de evlerin niye kestane ağacından yapıldığını soranlara, “Kestane şehittir, çürümez” derler. Nasıl ki şehide bir ölü olarak bakılmıyorsa, bir ağaca da ot olarak, odun olarak bakılmıyor.  İşte Mardin'deki Zinciriye'nin, Hatuniye'nin, Latifiye’nin, Kasımiye'nin taşları da şehittir. O taşlar, adeta bir çocuk yetiştirir gibi özenle, hassasiyetle yerine konulmuştur.

Taşa adeta canlılık veren, insan ile tabiatı bu kadar güzel harmanlayan, idrak ile inşayı, madde ile manayı bu kadar güzel buluşturan, kaynaştıran bir başka şehir bulamazsınız. Sokaklarında, Abbara’larında gezdiğinizde hiçbir şey fazlalık değildir Mardin’de. Şimdi Mardin’de bir takım fazlalıklar oluşmuştu, yanlış yapılaşmalar. Onları da işte başlatmış olduğumuz bu Tarihi Dönüşüm Projesi’yle temizlemeye başladık.

 

Tabi Tarihi Dönüşüm’ün yanı sıra Tarım, Turizm ve Ticaret de var…

Kesinlikle Mardin’in geleceği bu Tarihi Dönüşüm’den geçiyor. Ama bununla beraber turizmde bir berekettir gidiyor; bir berekettir yağıyor. Turizmde tarihin zirvesini yaşıyor Mardin. Mardin bugün sadece Türkiye’nin değil, Dünya’nın yıldız şehirlerinden bir tanesi haline geldi.  2002 yılında, bundan yaklaşık 8 yıl önce Mardin’i ziyaret eden yerli-yabancı turist sayısı 50 bin kişi idi. Şu anda bu sayı tam 1 milyona ulaştı. Sayı tam 20 kat arttı.

Turizmde bereket yağdığı gibi, Mardin, tarımda da GAP sayesinde bölgemizin ve ülkemizin tarım ambarı olacak. GAP Sulama Kanalları’nın tamamlanmasıyla 108 bin 411 hektarlık alan daha sulanabilir hale gelecek ve böylece ilimizdeki toplam tarımsal arazinin yüzde 46’sı sulu tarım arazisi olacak.

Ticaret’te hedefimiz Mardin’i tekrar bölgenin merkezi şehri yapmak. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin verilerine baktığımız zaman, ihracat fazlası veren iller arasında Mardin, Türkiye’nin ilk 10 ili arasına girme başarısını gösterdi. 2023 senesinde Mardin’in 5 Milyar Dolar İhracat Geliri’ne ulaşmasını hedefliyoruz. Bununla beraber Organize Sanayi Bölgesi’nde doluluk oranı yüzde yüze vardığından yeni yatırım taleplerini karşılayabilmek amacıyla 2. Organize Sanayi Bölgesi’ni açmak için çalışmalara başladık.  Biz her yol Mardin’den geçsin istiyoruz, her kültür Mardin’e uğrasın istiyoruz, her ticaret Mardin’e bir şekilde temas etsin istiyoruz. Mardin’de yeşeren o büyük sanat her yere yayılsın istiyoruz. Mardin el sanatlarıyla, telkarisiyle, oymacılığıyla tüm dünyaya ulaşsın istiyoruz.

İşte bunun için yepyeni bir kapının temelini attık. Nusaybin’de önce mayınları temizledik, şimdi sıra Nusaybin Sınır Kapısı’nda. Mardin’in ticari olarak kalkınması için Nusaybin sınır kapısındaki arazilerin mayınlardan temizlenip ticarete açılması oldukça büyük bir adım oldu.

26 Şubat tarihinde Türkiye'nin ilk ortam kullanımlı sınır kapısı olan Nusaybin Sınır Kapısı’nın temelini attık. Bu kapı pek çok ihtiyaca cevap verecek, Ortadoğu’ya açılan yepyeni bir kapı olacak ve hem ilimiz Mardin’in hem bölgemiz Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin,  hem de ülkemizin gelişimine önemli katkı sağlayacak.

 

4T dedik, Tarih, Turizm, Ticaret… Konu Mardin olunca konuk da Mardin sevdalısı bir vekil olunca söyleşi akıyor gidiyor. Şimdi tabi Mardin’de en önemli önceliğim dediğiniz “Eğitim” konusu var. En son televizyonlardan da takip ettik. YİBO’lardaki çocukların yanına gidip birebir ilgilenmeniz, kendi cep numaranızı vermeniz beni her şeyden önce bir vatandaş olarak çok mutlu etti. Mardin’de eğitim hakkında, çocuklarımız gençlerimiz hakkında neler diyeceksiniz?

Tüm samimiyetimle söylüyorum, bütün çocuklar bizim için çok değerli. Nerede olursa olsun her bir çocuk biricik, tek ve bizim için çok özel. Onlara çağın gereklerine uygun eğitim, barınma, beslenme hizmeti sunabilme ve bir bütün olarak sağlıklı gelişimlerini sağlama bizler için hayati öneme haiz. Sizin de bahsettiniz gibi, haberlere konu olan Mazıdağı YİBO’ya ve diğer okullara sürekli ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Sadece bu ilgimiz tabi ki Mardin Mazıdağı ile sınırlı değil, bu ülkenin neresinde olursa olsun, memleketin hangi okulunda olursa olsun çocuklarımızın mağdur edilmesini gerekçesi ne olursa olsun asla kabul etmedik, etmeyeceğiz.  Her bir öğrencimize, her bir çocuğumuza dünya standartlarında nitelikli eğitim ve nitelikli öğrenim hizmeti sağlayana kadar gayretimiz kararlılıkla devam edecek. 

Bir söz var: “1 yıl sonrasını düşünüyorsan bir tohum ek. 10 yıl sonrasını düşünüyorsan, bir ağaç dik. Ama eğer 100 yıl sonrasını düşünüyorsan, insanları eğit” diye. İşte biz eğitimde Mardin’imizin, Türkiye’mizin 100 yıl sonrasını düşünüyoruz. 

Mardin eğitimde hak ettiği yeri Ak Parti döneminde çağdaş okullarla aldı. Yüzlerce gencimize öğrenim bursu sağladık. Gerektiğinde bir ağabey gibi yanlarında olduk; gerektiğinde bir öğretmen gibi yol gösterdik. Okul öncesi eğitimde okullaşma oranını yüzde 25’lere çıkardık. Kitaplar 7 senedir ücretsiz. Öğretmen sayımız 7 bini aştı. Ve Mardin için eğitim alanında çok önemli bir gelişme olan Mardin Artuklu Üniversitesi’ni açtık.

 

Evet, ben de Mardin Artuklu Üniversitesi’ne gelmek istiyordum…

Mardin Artuklu Üniversitemiz ilimizin umudu ve vizyonu haline geldi. Güzel Sanatlar Fakültesi, Edebiyat Fakültesi ve Mimarlık ve Tasarım Fakültesi binalarının temeli atıldı. Artuklu Üniversitesi dinlerin ve dillerin üniversitesi. Artuklu Üniversitesi’nin ne kadar güçlü olacağı ise hepimize bağlı. Mardin’i ne kadar inceleyeceğimize ve işleyeceğimize bağlı. Zinciriye, Kasımiye, Latifiye ve Hatuniye geleneğini üniversitemiz sayesinde ne kadar yaşatabilirsek işte o kadar güçlü olacak. Ben eminim ki nesiller boyu Artuklu bu geleneği yaşatacak.

 

Eğitim’den sonra bir diğer önemli başlığa geçmek istiyorum. Malum “her şeyin başı sağlık” Bu konudaki çalışmalarınızı da dillendirir misiniz?

Hükümetimiz göreve geldiği andan beri, vatandaşlarımıza hakları olan çağdaş ve nitelikli sağlık hizmeti sunulması için her türlü adımı attı ve atmaya da devam ediyor. Bizim için siyasetin de icraatın da temeli insan. Annelerin sağlıklı bebekler doğurması ve evlatların anne-babalarının sağlıklarından emin olmaları için çabaladık. Adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun olarak, herkese sağlık güvencesi sağlanmalı, cinsiyet, sosyal statü ve sosyal sınıf gibi hiçbir ayırım sağlık hizmetinden yararlanmaya engel teşkil etmemeli, sağlık hizmetleri kolay erişilebilir olmalı ve sunulan sağlık hizmetleri çağdaş düzeyde ve etkili olmalı. Bu düşünceyle halkımıza “Sağlığınız Bize Emanet” dedik. Ak Parti Hükümetleri ile sağlık hizmetlerinde yeni bir dönem başlattık.

 

Yerel bazda değerlendirirsek, Mardin’de sağlık için neler yapıldı?

Sağlık için yapılanların en önemli örneklerinden biri zaten memleketim Mardin. Mardin’de, Güneydoğu’da ve bütün Türkiye’de sağlık hizmetleri adeta Ortaçağ’dan Yeniçağ’a atladı. 1995–2002 arası Mardin’e sağlık alanında yapılan yatırımların toplamı 40 milyon Lira iken, 2003–2010 yılları arasında bu rakam 4 katından fazla artarak 167 milyon Lira oldu. 2002’de 792 olan sağlık personeli sayısı, bu sene 2 bin 152’ye ulaştı. 1990’larda başlanıp yıllarca tamamlanamayan Mardin Devlet Hastanesi ile Mazıdağı, Derik, Dargeçit, Ömerli ilçe hastanelerini çok kısa bir sürede hizmete açtık. 2003 yılından sonra 9 adet Sağlık Ocağı yatırımına başlayıp tamamladık. 200 yataklı Kızıltepe Devlet Hastanesi ve 150 yataklı Midyat Devlet Hastanesi 3-4 ay içinde vatandaşlarımızın hizmetine girecek. 300 yataklı Mardin Devlet Hastanesi ile 150 yataklı Nusaybin Devlet Hastanesi’nin inşaatlarına başlıyoruz. Bu hastanelerimizle, Mardin’in 20 yıllık hastane ihtiyacı karşılanmış olacak. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde de Mardin’in 30–40 yıllık sağlık ihtiyaçlarını karşılamış olacağız. Tabii ki Medeniyetlerin Beşiği olan memleketim Mardin’e de insanlarımıza da ülkemize de böylesi layıktı. 

 

Beni özgeçmişiniz ciddi anlamda etkiliyor. Adeta “yok” yok. Siz sadece Mardin’i Dünya kenti yapmaya uğraş vermiyor, bir yandan da ulusal hatta uluslararası arenada, gerek Dış Politika’da, AB ile ilişkilerde, gerek komisyonlarda pek çok aktif görev alıyorsunuz. Onlara da değinirsek…

Biz her şeyden önce çocuklarımıza güzel bir gelecek hazırlamak için, gençlerimizin içlerindeki enerjilerini, potansiyellerini en iyi şekilde kullanmalarını sağlamak için, kadınlarımızı sosyal hayatta en üst seviyeye çıkarmak için, Mardin’imizi bir “Dünya Kenti” yapmak için gece gündüz çalıştık, çalışıyoruz ve çalışacağız. Çünkü ben Mardinliyim. Mardin Milletvekiliyim ve her şeyden önce en önemli görevim ilimi hem ulusal bazda hem küresel bazda temsil etmek.

Bununla beraber Türkiye'yi büyütmek, ülkemizin ulusal ve uluslararası saygınlığını artırmak için Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Karma Parlamento Komisyonu Üyelikleri, önce Ak Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcılığı; sonrasında Ak Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundum. Ak Parti 3. Olağan Büyük Kongresi’nde partimizin Merkez Disiplin Kurulu Üyeliği’ne, en son olarak da TBMM Adalet Komisyonu Üyeliği görevine seçildim. Bu görevlerimde Mardin’i tüm Türkiye’de ve tüm dünyada temsil ettim. Mardin’i bir turizm, kültür-sanat ve kongre merkezi haline getirdik.

 

Mardin’de son yıllarda kültür ve sanat etkinlikleri arttı. Mardin’de sürekli bir etkinlik, bir panel, bir konferans oluyor artık…

Bu çok önemli. Mardin halkı ile bütünleşip Mardin için çalıştık. Ben halkımın hizmetkârıyım. İşte bunun için her fırsatta Mardin’e gelerek tüm halkımızla kucaklaştık. Sürekli halkımızın yanında olduk, her yerde hem Mardin’de, hem Ankara’da hem de tüm dünyada…

Mardin’de Büyükelçiler Konferansı’nda Dışişleri Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ve Büyükelçilerimizi ağırladık. 2. Türkiye–Avrupa Forumu’nda 300’den fazla yerli-yabancı milletvekili, büyükelçi, bürokrat, akademisyen ve gazeteci ile beraber “Avrupa Bütünleşmesi ve Türkiye”yi konuştuk. Milli Eğitim Komisyonu Başkanımız eski bakanlarımızdan Sayın Prof. Dr. Mehmet Sağlam ve Türkiye’de eğitim camiasının önde gelen isimleriyle beraber eğitim sistemimizi, sorunları ve çözüm yollarıyla masaya yatırdık.

Ve belki de ülkemiz için en önemlisi üniversitemizde “Türkiye’nin Yeni Anayasa Arayışı: Felsefe, Yöntem, İçerik” başlıklı anayasa panelinde, Anayasa Komisyonu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Burhan Kuzu ve öğretim üyeleri ile birlikte Anayasa Değişiklik Paketi’ne ocak ayında adeta Mardin’den start vermiş olduk.

 

Peki, Mardin Milletvekili Cüneyt Yüksel’in siyasetteki amacı nedir?

Ben Mardin’imin güzel insanlarının, Türkiye’min güzel insanlarının en güzel yaşam standartlarına layık olduğunu düşünüyorum. Benim siyasetteki en temel amacım her zaman beni seçen bana güvenen halkıma hizmet etmek oldu ve bundan sonra da öyle olacak. Dolayısıyla birincisi Mardin’i Türkiye’de ve dünyada temsil etmek, ikincisi de ülkemizi yurt dışında en iyi noktalara çıkarmak benim en büyük görevim.

Vatandaşlarımız bize, 2007 seçimlerinden önce “suyu getirin, heykelinizi dikelim” diyorlardı. Bizim heykelimizin dikilmesine değil, hayır dualara ihtiyacımız var. Mardin ve Türkiye özlemini çektiği mutlu ve müreffeh günlere Ak Parti sayesinde kavuştu ve daha mutlu, daha müreffeh günlere de yine Ak Parti sayesinde kavuşacak. Biz Mardin’imizi güzelleştirmek için dev yatırımlar, dev projeler gerçekleştirdik.

İşte yaklaşık 3 ay önce 11 Aralık’ta Sayın Başbakanımız Mardin’de 78 eserin açılışını gerçekleştirdi. Mardin Merkez'de, Dargeçit'te, Derik'te, Kızıltepe'de, Mazıdağı'nda, Midyat'ta, Nusaybin'de, Ömerli'de, Savur'da ve Yeşilli'de eğitimden sağlığa, emniyetten ulaştırmaya, belediye hizmetlerinden KÖYDES projelerine kadar tam 78 farklı hizmetin açılışı yapıldı.

Biz Ak Parti olarak 9 yıl önce yola çıkarken sahip olduğumuz heyecanı ve coşkuyu ilk günkü gibi muhafaza ediyoruz. Mardin’imize ve Türkiye’mize kazandırdığımız hizmetlere devam etmek, ülkemizi çok daha ileri seviyeye taşımak için, bugünden itibaren Cumhuriyet’imizin 100. yılı olan 2023’ü düşünerek, tasarlayarak tam bir azim ve kararlılıkla ilerliyoruz.

 

Nedir sizin 2023’teki Mardin hedefiniz? Mardin vizyonunuz?

Mardin, bir yandan tarım sektörü ile ön plana çıkabilecek bir çekim cazibe merkezi, diğer yandan ticareti ile hem sınır kenti hem Ortadoğu’nun merkezi, tarihi ile medeniyetlerin hûlâsâsı olan bir şehir,  kültür ve inanç turizmi açısından kendini pazarlayabilecek potansiyele sahip, Kudüs gibi Venedik gibi bir şehir.

Başta Sayın Başbakanımızın vizyonu olmak üzere, milletvekilleri arkadaşlarımız, valiliğimiz ve belediyemizin gayretleri, işadamlarımızın yatırımları ile Mardin’in çehresini değiştirdik. Mardin’in tüm bu özelliklerini daha uzun süre koruması için biz hepimiz, el birliğiyle, el ele, gönül gönüle çalışmaya devam etmeliyiz.

İşte bunun için ortaya bir vizyon koyduk; Mardin 2023 Vizyonu. Mardin’i 2023’e kadar; Avrupa Kültür Başkenti yapmak, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne sokmak, Yılda 5 milyon turist ağırlayan, 50 butik otel,  20 bin yatak kapasitesine sahip, bir kültür, sanat ve turizm şehri haline getirmek, 3 Milyar Dolar turizm gelirine ve 5 Milyar Dolar ihracat gelirine ulaşmasını sağlamak için çalıştık, çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz. Bunu Tarihi Dönüşüm Projesi ile başaracağız, bunu 4T ile başaracağız, bunu halkımızla beraber başaracağız.

 

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey…

Biz her zaman dediğimiz gibi “Durmak yok yola devam, durmak yok hizmete devam. Her şey Türkiye için, Her şey Mardin için!” diyoruz. Çok teşekkür ediyorum.

 



Diğer Söyleşiler