Mardin, Yaşamda Bir Cennet, Tarımda Bir Bereket, Sanayide de Büyük Bir Nimet
MARSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Nasır Duyan
Röportaj: İrem Nurgül Durmuş
: Herkesin sevmeyeni olabilir, fakat onun yok. Herkesin saygı duyduğu bir kişi olmak mümkün olmayabilir, fakat o bunu başarmış. Onun adı anıldığında açılmayan kapı yok adeta. Bir çilingir misali açıyor adı her kapıyı. O, Mardin Sanayici İş Adamları (MARSİAD) Dernek Başkanı, Mardin Organize Sanayi Bölgesi’nin de Başkan Vekili. Ayrıca Duyan Un Fabrikası’nın, Safyağ’ın ve Duyan Madencilik’in sahiplerinden. Mardin’de geçirdiğimiz süre boyunca hiçbir desteği esirgemeyen Nasır Duyan, verdiği röportajla de çalışmamızı anlamlandırdı.
Öncelikle hayırlı olsun. Yeni iki işe birden başlamışsınız. Önce bu işlerden başlayalım.
Teşekkür ederim. Silis Kumu ve Yapı Kimyasalları işine girdik. Silis Kumu, çok farklı bir yapıya sahip, elmastan sonra en sert ikinci element. Yapı kimyasallarında, cam fabrikalarında, halı sahalarında, su arıtmalarında, döküm işinde ve daha adını sayamadığım birçok alanda kullanılıyor.
Siz Duyan’lar olarak kaç yıldır OSB’de hizmet veriyorsunuz?
Biz organizenin ilk fabrikasıyız. Ben 1986’da devraldım işleri ve 1991’de Organize’ye geldim. O tarihten bu yana kendi sektörümle ilgili OSB’de çalışıyorum. Ancak Organize’deki başkanlık görevime 2007’de seçildim.
2007 den bu yana neler değişti?
2007’den bu yana çok şey değişti. Başta fabrika sayımız arttı. 40’a yakın fabrika vardı, şu anda 97 fabrika var. Artık ihracatta söz sahibiyiz. 2007’de ihracatımız 250 milyon dolar civarındayken bugün 400 milyon dolara varan bir ihracatımız var ve bu oran her geçen gün artıyor. En fazla ihracat yapan iller sıralamasında ilk 20’deyiz.
Eskiden yatırımcı çağırıyordunuz, ama şimdi maşallah dağ taş satılmış, yer kalmamış.
Evet, eskiden yatırımcıları çekmek için başvurmadığımız yöntem kalmıyordu, fakat bugün geldiğimiz noktada özellikle gelişen güven ortamı, bölgenin yeraltı zenginliklerinin fark edilmesi ve ihtiyaç duyulan hammaddenin büyük bölümünün bölgemizde veya bölgemize yakın yerlerde olması bölgemizi yatırımcılar açısından ilgi merkezi haline getirdi. Özellikle son dönemlerde komşu ülkelerle sorunların çözümünde kat edilen mesafe ve vizelerin kaldırılması Mardin’in sanayi açısından önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
Sanayi anlamında ne durumdasınız?
Güneydoğu’da sanayi bakımından Gaziantep’ten sonra ikinciyiz. Türkiye’nin en verimli topraklarına sahibiz. Türkiye’nin en kaliteli çimentosu, Türkiye’nin en iyi durum buğdayı, dünyanın en iyi mercimeği, en iyi kirazı ve dünyanın en iyi zeytini şu anda Mardin’de yetişiyor. Her ne kadar gelişmemişse de Derik Zeytini çok kaliteli. Derik zeytininin asit oranı sıfır, çok güzel bir zeytin, ancak henüz zeytin sanayiciliği gelişmedi Mardin’de. Yatırımcılarımızın en kısa sürede bu işe de el atacağına inanıyorum. Türkiye’nin en modern ve en kapsamlı toptancılar sitesi, hiçbir devlet desteği olmaksızın, yatırımcılarımızın öz kaynaklarıyla, 1 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanarak 2011’in Haziran ayında hizmete açılacak. Ayrıca Valimizin de çok önemli katkılarıyla KOSGEB Müdürlüğü’nü çok kısa bir sürede hizmete açtık.
Ne diyelim, Mardin kabuğunu kırdı mı?
Evet, Mardin kabuğunu kırdı, uyuyan devi uyandırdık. Mardin yaşamda bir cennet, tarımda bir bereket, sanayide de büyük bir nimettir.
Irak’la ilişkilerin iyileşmesi Mardin’de çok olumlu etki göstermiş gibi?
Biz yıllardır Irak’la ticaret yapıyoruz. Bu ticaret daha önce, sanayimiz gelişmediğinden, nakliyecilik ile sınırlıydı. Burnumuzun dibindeki bir pazardan birçok nedenden dolayı faydalanamıyorduk. Yıllardır ihracatta söz sahibi olmayan Mardin, Irak Pazarı’nın gelişmesi ve iyi ilişkilerden dolayı bugün ülke ekonomisine de ciddi katkı sağlayan bir duruma gelmiştir. Geldiğimiz noktada ise Irak’la ticaret yalnızca Mardin için değil tüm ülke için çok önemli bir hale geldi.
Eskiden Herkesle Düşmandık…
Irak’la düşmandık, Yunanistan’la düşmandık, Suriye ile düşmandık... Üç tarafımız denizlerle dört tarafımız düşmanlarla çevrili idi. Böyle bir ortamda ihracattan, ekonomik büyümeden katiyetle söz edilemez. Komşularıyla iyi geçinen bir ülke ise elbette ki kısa sürede refaha kavuşacaktır. Demem şu ki, iyi bir dış politika Türkiye’nin menfaatinedir. Sadece jeopolitik konumun öneminden bahsederek bir ülkenin dış politikası şekillendirilemez.
Başkanlık düşüncesi ilk nasıl çıktı?
Aslında hiçbir zaman başkan olmayı düşünmemiştim. Ben hiçbir zaman “başkan olayım” demedim. Sağ olsun değerli sanayici büyüklerim ve arkadaşlarım beni bu göreve layık gördüler. Ben de vazifemi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyorum.
Başarısızlıklarınız olmadı ama bildiğim kadarıyla?
Herkesin artıları da var, eksileri de. Kimse dört dörtlük değil. Kendimi ispatlamak gibi bir hedefim de yok. Madem seçildim iyi işler yapmak istiyorum. Bu vazifeleri yaparken benim de doğal olarak yanlış yapma ihtimalim var mutlaka. Ama galiba önemli olan bu yanlışları kısa sürede fark edebilmek ve onları düzelterek en az seviyeye indirebilmek. Benim de tüm gayretim bu. Bir de şunu da söylemeden edemeyeceğim. Bu işin bir ekip işi olduğunu da unutmamak gerekir. Sanayicilerimizin bizi hiç yalnız bırakmadığını da ifade etmeliyim.
Son 5 yılda zaten bence Mardin çağ atlamış…
Bu başarıda bizim de bir nebze olsun katkımızın olması elbette ki bizi gururlandırıyor. Sanayi sektöründe Mardin’i çok iyi tanıttığımızı düşünüyorum. Mardin’i çok iyi anlatmaya çalıştık. Bu şehri büyütmek adına hem ilimizde hem il dışında yapılan tüm toplantı ve faaliyetlere katılıyor ve destekliyoruz.
Herkesle iyi geçiniyorsunuz ama. Yok, mu sizin de tartıştıklarınız?
Şahsi olarak kimseyle bir sıkıntım falan yok, eğer bir kimseyle kavgalıysam organize için kavgalıyım. Kimsenin hakkını yememek ve kimsenin hakkını kimseye yedirmemek tüm çabam. Emeğin çalınmasına asla tahammül edemiyorum. Bir de birinin yapmadığı bir işi kendi başarısıymış gibi göstermesi beni çileden çıkarıyor. Önceleri Mardinliyim demekten korkanların bugün ortam düzelince kendilerini bu şehrin sahipleri olarak lanse ettirmeleri en az benim kadar tüm Mardinlileri de rahatsız ediyor.
Peki, Mardin şu an çok iyi bir yerde. Geçtiğimiz 5 yılda bir çağ atlamış. Önümüzdeki 5 yılda neleri planlıyorsunuz?
Önceliğimiz Mardin’e II. Organize Sanayi Bölgesi’nin çok kısa sürede kurulmasını sağlamak. Ayrıca Lojistik OSB’nin de kurulması için gerekli girişimlerde bulunduk. Böylece markalaşmış birçok büyük firmanın da buraya bu sayede yatırım yapacağını düşünüyoruz. Tarımsal sanayinin daha da gelişmesi için tüm olanakları yatırımcılara sunmak bir başka gayemiz. Seracılık ve organik tarımın da bu şehirde gelişmeye başladığı gerçeğini de göz önünde bulundurarak nitelikli tarım alanları için gerekli yatırımları yapmak ve çiftçilerimize bu konuda gerekli desteği sağlamak istiyoruz. Türkiye’nin en fazla güneş alabilen üç ilinden biri olan Mardin’de ucuz ve yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisi ile ilgili yatırımları da en kısa sürede gerçekleştirebilmek istiyoruz. En önemlisi de önümüzdeki 5 yılda ihracatımızı 1 milyar doların üzerine çıkarabilmeyi hedefliyoruz.



















