B.R.İ.Ç.
Pınar BALLI
Ekonomide Yeni Bir Oyun
Köklü geçmişi olan bir oyundur briç. Kısaca tanımlamak gerekirse briç; 4 oyuncu gerektiren bir ortaklık oyunudur. Briçte amaç; elleri kazanmaktır. Dört kartın oynanması sonucu ise bir el tamamlanır.
Peki Ekonomi Bunun Neresinde?
Bir de son günlerde piyasayı oldukça meşgul eden IMF meselesini inceleyelim. IMF, tarihinde bir ilki gerçekleştirmek üzere. Krize çözüm bulmak amacıyla G-20 zirvesinde alınan karar sonucu, Fon’a 500 milyar dolarlık kaynak aktarılmasına karar verilmişti. Ancak, bu paranın nasıl verileceği halen tartışma konusu. ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner “Yeni Borç Alma Sözleşmesi (NAB)” kapsamında bu kaynağın verilebileceğini savunurken, ortaya farklı bir görüş daha çıktı. Brezilya, Rusya, Hindistan-India- ve Çin (kısaca BRİÇ) ortak bir görüşte toplanarak, Fon’un tahvil ihraç etmesi gerektiğini savundu. IMF bünyesinde daha fazla söz sahibi olmak isteyen BRİÇ takımı, piyasalarda ince bir huzursuzluk yarattı.
Özetle
Gelişmekte olan ülkeler artık IMF’de daha fazla söz sahibi olmak istiyor. Tabi bu ülkelerin başında Çin, Rusya, Hindistan ve Brezilya geliyor. Ekonomilerine güvenen, krizle birlikte ekonomik hakimiyetleri gittikçe azalan ABD ve AB ülkelerini artık rakip olarak görmeyen, krizi fırsat bilen BRİÇ, sesini yükseltmek istiyor. Mantıklı da birşey yapıyor. Sonuçta her devrin mutlaka bir sonu, her hakimiyetin bir bitişi vardır. Şimdilerde yaşadığımız da böyle bir bitiş aslında. BRİÇ’in bunu fırsat bilmesi, ileriye yönelik adımlar atmak istemesi şu an için yapılabilecek en mantıklı şey.
Gün olur, Devran döner...
Demek istiyorum ki; BRİÇ ileriyi düşünerek bir takım önlemler almak istiyor. Şu an krizin olumsuz etkileri kendini en çok ABD ve AB’de gösterdi. BRİÇ de bunu fırsat bilerek ekonomik alanda ileri adım atmak istiyor. Ancak neden tahvil almayı istediler? Bu fikri ortaya atmak isteme nedenleri ancak ve ancak “akılcı bir çözüm arayışı” olarak yorumlanabilir. Ne demiştik; gün olur devran döner. Şu an kötü bir ekonomiye sahip olmaları, ABD’nin veya AB’nin hep böyle devam edeceği anlamına gelmez. Sağlam bir altyapıya sahip ekonomik düzenleri olduğu için ileride yine eski hakimiyetlerine kavuşacakları muhtemeldir. Bunu öngörebilmek ise işin akılcı boyutu. An itibariyle içinde bulunulan durumdan fayda sağlamaya çalışmanın yanısıra, yani meydanı boş bulunca atağa geçmenin yanısıra, ileride oluşabilecek ekonomik düzen değişimini öngörerek bu ülkelerin tahvillerini satın almak istemek, aslında BRİÇ’in gerçeği görebildiğinin bir göstergesidir. “Evet ben sizin ekonominize güveniyorum, ileriye dönük bir yatırımı sizin ülkenize yapabilirim” demektir. Yani her koşulda kendini garantiye almaktır. Gerçeklerden fazla uzaklaşmadan mevcut durumu kendi lehine kullanmaktır.
Bu işbirliğine BRİÇ demek de işte bu nedenlerle mantıklıdır. Bu dört ülke muhtemelen ortak bir karar çerçevesinde rasyonel bir adım atmış ve şu an o kararı uygulamanın peşindedir. Kartlarını en iyi şekilde oynayıp, bu eli almak istemeleri, bir ekonomi oyununu akılcı yaklaşarak oynadıklarını göstermektedir.
Briçte 4 kartın oynanması sonucu bir el kazanılıyor demiştik. Birinci kart oynandı.
BRİÇ’in bu eli alabilmek için daha 3 kartı var. Geriye kalan kartların ne olabileceklerinin spekülasyonunu yapmak şimdilik zor. Ancak hamlelerin henüz bitmediğini de bilmek gerekiyor.
Siz de bilirsiniz ki; herkes briç oynayamaz. Oyunu öğrenmek emek ister, zaman ister, zeka ister. Zordur. Ama bir kez öğrenirseniz devamı gelir. Bu yarışta bir son yok, hep bir döngü var. Önemli olan bu döngü içerisinde yenmeyi sindirebilmek, yenilgiyi de kabullenebilmektir.




















