Ateş Çemberinin Ortasında Türkiye Piyasaları
Onur OĞUZ
Araştırma Uzmanı Hedef Menkul Değerlerden
Yurt içinde riskler artıyor
Önümüzdeki üç aylık döneme baktığımızda karşımıza en büyük risk olarak yine siyaset çıkıyor. 2007 yazını seçim tartışmalarıyla geçiren Türkiye; 2008’de de AKP’nin ve DTP’nin kapatılması davalarına odaklanmış durumda.
İktidar partisinin kapatılması ve Başbakan Erdoğan’ın yasak alması halinde, piyasaların ilk etapta satışla tepki vermesini bekliyoruz. Ancak bu duruma hazırlıklı olan piyasalarda ilk şokun ardından toparlanmanın da çabuk gelme olasılığını kuvvetli görüyoruz. Erdoğan’ın milletvekilliğinin düşmemesi halinde, ekonomi politikalarının yeni kurulacak partiyle oluşturulacak hükümette aynen devam edeceği varsayımı, piyasalar için en iyimser senaryo olacaktır.
43 milyar YTL’lik İç Borç Geri Ödemesi Hazine’yi Terletecek
Hazine Temmuz ayında 25,1 milyar YTL; Ağustos ayında da 18,2 milyar YTL tutarında iç borç geri ödemesi gerçekleştirecek. Ancak önemli olan bu borcun ödenmesinden çok, itfanın çevrilme oranı. Küresel likidite sıkışıklığından nasibini alan Türkiye, bir de son aylarda enflasyonun yeniden yönünü yukarı çevirmesiyle %15’lerden %22’lere ulaşan faizle karşı karşıya kaldı. Borç ödemelerinin yüksek meblağı da yatırımcıların daha yüksek faiz talep etmeleri için iyi bir şans olacaktır. Bu durum mevcut %22 seviyesindeki faizlerde, önümüzdeki aylarda 2-3 puanlık yükselişe yol açabilir.
Yurt dışında faiz kararları ve şirket karlarını takip ediyoruz
ABD ekonomi yönetimi çok önemli bir yol ayrımında kalmıştır. Enflasyonist baskıları engellemek için %2 düzeyinde olan faizleri artırma kararı vermesi, büyüme sorunu yaşayan ekonomide daha büyük sıkıntılara yol açabilecektir. FED’in faiz artırımına hemen Ağustos’ta mı başlayacağı yoksa Ekim’e kadar mı bekleyeceği konusunda piyasalarda bir görüş birliği bulunmamaktadır. Benzer bir durum Avrupa Merkez Bankası (ECB) için de geçerlidir. ECB’nin FED ile arasındaki faiz makasını korumak için ve bölgesindeki enflasyonist baskıyı azaltması için faiz artırımı yapması gerektiği sık sık dile getirilmektedir.
Temmuz ve Ağustos aylarında ABD’nin başlıca reel sektör ve mali kesim şirketlerinin ikinci çeyrek kârları açıklanacak. Mortgage ve finansman krizlerinin etkileri, kurumların aktiflerine ve kârlarına yansımaları asıl olarak bu dönemde belli olacaktı ve krizin şiddeti daha iyi anlaşılabilecektir. Kâr/zarar verilerinin beklentilerden daha kötü gelmesi, başta Dow Jones ve S&P olmak üzere bütün önemli borsalarda sert satışlara yol açabilecektir.
Petrol’de 200 $ senaryoları
Arz-talep dengesizliğinden çok, spekülatif nedenlere ve ABD Dolarının dünya genelindeki zayıflığına bağlanan petrol fiyatlarındaki tırmanış, hız kesmeden devam etmektedir.
Son dönemde petrol fiyatlarını kontrol altına almak için başta en büyük üreticilerden biri olan Suudi Arabistan’ın üretim artırma ve yeni petrol sahalarında üretime başlama olmak üzere birçok adım atmasına rağmen, petrol fiyatlarının 130$ üzerinde kalıcılığını sürdürmek için oldukça yoğun bir direnç sergilemesi, yatırımcılardaki endişelerin devam etmesine neden olacaktır. İran’a yönelik operasyon olasılığı da bunun sebeplerinden biridir. Başlıca yatırım kuruluşları da 2008 ve 2009 yılı için petrol fiyat tahminlerini sürekli olarak yukarı yönlü revize etmektedirler.
Yaz Ayları Zorlu Geçecek
Yaz ayları, Türkiye piyasasındaki yatırımcılar için zorlu geçecektir. Önümüzdeki dönemde petrol başta olmak üzere enerji ve emtia fiyatlarındaki artışın sürmesi, enflasyonda yükseliş eğiliminin sürmesine yol açacaktır. Hazine’nin yüklü itfaları faiz cephesinde %25’lere varan düzeylere gelinmesine yol açabilir.
Dövizde ise, yüksek faizin çekeceği yabancı yatırımlar nedeniyle, bir şok yaşanmadıkça yukarı yönlü sert bir hareket beklememek gerektiğini düşünmekteyiz. Euro/Dolar paritesinin 1,58 seviyelerine doğru hareket etmesi halinde Dolar/YTL’de 1,20 seviyelerine kadar gerileme yaşanabilir. Normal şartlar altında Dolar/YTL kurunun 1,20-1,30 bandında kalabileceğini öngörebiliriz.
İMKB ise yıl başından bu yana yaşadığı %33’lük düşüşle, dünyanın en çok kaybettiren borsaları arasında yer almaktadır. Ancak bulunduğu seviyelerin, tarihi en düşük F/K olan 7,67’ye yakın bulunması, en son 2003’de dokunulan 50 aylık üssel hareketli ortalama seviyesinin hemen üzerinde bulunması gibi unsurlar, endekste yaz aylarında 37,000-34,000 bandında dip oluşumu yaşanabileceğini düşündürmektedir. Kapatma davalarının neticelenmesi, yurt dışı şirket kârlarının beklentilere paralel gelmesi, başta ABD’dekiler olmak üzere iç ve dış makro verilerin olumlu açıklanması, endekste tepki hareketleri doğurabilir. Ancak burada 42-43 bin bandının üzerine çıkılmasını beklememekteyiz.
Geçmiş Yıllar, İMKB’nin Temmuz’da Kazandırdığını; Ağustos’ta Kaybettirdiğini Gösteriyor
İMKB’ye tarihsel olarak bakıldığında, son 10 yılda Temmuz ayının 6 defa; Ağustos ayının ise 4 defa yükselişle tamamlandığı görülmüştür. Ağustos’taki tüm pozitif kapanışlar son beş yıl içinde gerçekleşmiştir. Temmuz ayının ortalama getirisi %4,5 iken standart sapması %8,7 ile 12 ayın en düşük dördüncü değeridir. Ağustos ayında ise İMKB’nin ortalama olarak %4,8 oranında değer yitirdiği görülmektedir. Ağustos ayındaki değişimlerin standart sapması ise %13,8 ile Temmuz ayına göre oldukça yüksektir. Standart sapmanın yüksek olması, Ağustos ayı için, istatistiksel olarak yön konusunda bir kesinlik olmayacağını göstermektedir. Son beş yıllık istatistiklerde Temmuz ayının ortalama getirisi %5,8 olurken; Ağustos ayında %3,4’lük getiri elde edildiği dikkati çekmektedir.
Yaz Aylarında Beklentisi Olan Hisseler Kazandıracak
2008 yılının ilk yarısı itibariyle dünyada en fazla değer kaybeden borsalar arasında ilk sıralarda yer alan İMKB’de, önümüzdeki haftalarda fazla iyimser olmayı gerektirecek bir hava bulunmamaktadır. TCMB ve diğer dünya merkez bankalarının faiz artırım sürecinde olmaları, küresel çaptaki likidite sıkıntılarının gerek doğrudan gerekse dolaylı yabancı yatırımları olumsuz etkilemesi, İMKB’ye para girişlerinin de bir miktar risk altında kalmasına neden olacaktır. İşte böyle bir ortamda, yatırımcıların güçlü mali yapısı olan, geleceğe yönelik önemli beklentileri, yatırımları bulunan hisseleri tercih etmeleri gerekmektedir.
Sektörel bazda, yabancı ilgisinin sürmesi ve şirket satın alma/birleşmelerinin olumlu katkı yapacağı sigortacılık sektörünün, otomatik fiyatlandırma mekanizmasının başlaması, dağıtım ihaleleri gibi nedenlerle enerji sektörünün yaz aylarında hareketli olabileceğini düşünmekteyiz. Bu açıdan hisse bazında önerilerimiz ise Ayen Enerji ve Güneş Sigorta’dır. Yaz aylarında hareketli olarak ön plana çıkabileceğini düşündüğümüz diğer hisseler ise Tat Konserve, Otokar, Alkim Kimya olarak belirtilebilir.
İran yatırımının olumlu katkısının görülmeye başlanacak olması, gübre fiyatlarındaki artış eğiliminin devam etmesi gibi nedenlerle Gübre Fabrikaları’nı da pozitif yönde izlemekteyiz. Ancak ABD-İran gerginliğinin tırmanması, bu hisse için önemli bir risk oluşturacaktır.
Bu yayında yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu raporda yer alan veri, bilgi ve grafikler Hedef Menkul Değerler A.Ş.’nin güvenilirliğine inandığı kaynaklardan alınmış ve/veya üretilmiştir. Ancak bilgi, veri ve grafiklerin doğruluğu bağımsız olarak teyit edilmemiş olup, Hedef Menkul Değerler A.Ş. bilgilerin doğruluğu ve bütünlüğü konusunda garanti vermemekte ve gösterilen tüm özen ve dikkate rağmen doğabilecek veri ve analist değerlendirme, ayırma, kaydetme vb. hatalarından dolayı sorumluluk üstlenmemektedir. Bu yayın, Hedef Menkul Değerler A.Ş.’nin izni olmadan kopyalanamaz ve/veya dağıtılamaz; bilgisayar sistemlerine aktarılamaz.
© 2008 Hedef Menkul Değerler A.Ş




















