Perakendede Yeni Dönem
Erdal TÜFEKÇİ
İstanbul Perder Yönetim Kurulu Başkanı
Yerel oyuncuların sosyal sorumluluk konularına gerekli ağırlığı vermeleri gerekmektedir; şayet bu konuda yeteri kadar aktif olunmaz, ses getirecek aktiviteler yapılmazsa önemli bir üstünlüklerini daha küresel oyunculara kaptırmış olacaklardır.
Perakendeciliğimiz artık emekleme dönemini geride bırakmıştır. Son yıllardaki önemli değişiklik ve gelişmeler global dünyadaki hızlı gelişime paralel ve hatta ondan daha hızlı şekilde gelişme göstererek gelişmiş ülkelerin perakendeciliğini hizmet kalitesi, hizmet hızı ve müşteri memnuniyeti gibi konularda geride bırakmaya doğru giden bir trend yakalamıştır diyebiliriz.
Son iki yılda ülkemiz perakendesinde yaşanan satınalmalar, birleşmeler, iş birlikleri, dernekleşme ve güç birlikleri küresel ekonomide yaşanan ülkeler arası, sektörler arası ve bölgeler arası rekabetin ülkemizdeki bir izdüşümü olarak etkisini göstermiştir. Ülkemizde de pazara yeni giren yerli ve yabancı oyuncu sayısı artmakta, süpermarketler Anadolu’ya yayılmakta, yeni tüketici kitlelerine ulaşmaya çalışmakta ve rekabet etmektedirler. Önümüzdeki dönemde daha da hızlanacak olan rekabet sadece rakip firmalar arasında yaşanmamakta aynı zamanda sektörel rekabeti, sektörler arasındaki rekabeti, fiyat endeksiyle rekabeti, konseptler arasındaki rekabeti, üreticilerin rekabetini, ürünler arası rekabeti de doğurarak hızlandırmaktadır. Perakende, süpermarketler arası rekabete sahne olduğu gibi, sağlık sektörüyle de turizm sektörüyle de daha başka sektörlerle de rekabet etmektedir. Her bir sektör diğeriyle etkileşim halindedir. Bu etkileşim, fırsatları ve riskleri birlikte barındırmaktadır; rekabette hedeflere ulaşabilmek için doğru stratejiyi belirlemek önem kazanmaktadır.
Strateji belirlemek, tüketicilerin tercihlerini, nedenlerini, arz / talepteki değişimleri doğru okumaktan geçer. Hedefler net bir şekilde belirlenmelidir. Farklılık yaratmak zorunludur. Rekabette sonucu belirleyecek olan stratejilerin, hedeflerin ilgi alanı, riskler, tehditler, fırsatlardır. Dolayısıyla; stratejileri, hedefleri gerçekleştirecek olan, sistemli olarak uygulanacak bir risk yönetimidir. Eğer sektörde uzun vadeli bir rekabet hedefleniyorsa, sektörün, bölgenin risk ve fırsatlarının çok yönlü olarak ölçülmesi, değerlendirilmesi gerekir.
Yerel perakendecilerin küresel oyunculara karşı önemli avantajları bulunmaktadır; bunların başında hedef kitleyle yakın ve iç içe olmak, onları yakından tanımak, onların duygularını anlama konusunda bir adım ileride bulunmak gelmektedir. Yerel markalar olarak duygusal yakınlığımız teknik ve bilimsel verilerle desteklenerek doğru bilgilere ulaşmalı, bu bilgileri hedefe ulaşmakta da ustalıkla kullanabilmeliyiz. Hemen ilave etmeli ki küresel oyuncular gittikleri ülkelerde sosyal sorumluluk aktivitelerine büyük önem vererek bu açığı kapatıp kendi lehlerine çevirmek için büyük gayret sarf etmektedirler. Yerel oyuncuların sosyal sorumluluk konularına gerekli ağırlığı vermeleri gerekmektedir; şayet bu konuda yeteri kadar aktif olunmaz, ses getirecek aktiviteler yapılmazsa önemli bir üstünlüklerini daha küresel oyunculara kaptırmış olacaklardır. Küresel düşünmeyi yerel marketlerin mutlaka öğrenmesi, gelecekteki fırsatlara odaklanarak yüzlerini ufka çevirmeleri gerekmektedir.
Yereller küresel oyuncularla aynı pazarı paylaştıklarından zayıf ve güçlü yönlerini iyi analiz edip eksikliklerini tamamlamalı, buna göre yeni stratejiler geliştirmeli, profesyonel kurumlarla birlikte çalışarak gerekli destek sağlanmalıdır.




















