Perakendede Neler Oluyor?

Ahmet ALTUNOK
Ahmet ALTUNOK
PERDAHİ Kurumsal Yönetim Danışmanı

Gelişmiş ülkelerdeki organize perakendeyle geleneksel perakende arasındaki fark organize perakende lehine iken ülkemizde bu durum organize perakende aleyhine bir büyüklük göstermektedir. Ancak organize perakendeciliğin ülkemizdeki hızlı gelişimi geleneksel perakendenin genel perakende içindeki oranını hızla gerilere doğru çekmektedir.

1980’li yıllarda ülke ekonomisini sürükleyen güç bilindiği gibi tekstil sektörüydü. Uzak doğudaki gelişmeler, tekstil sektörünün markalaşamaması, gerekli alt yapı çalışmalarını yapmamaları, kayıtdışı çalışmayı kar zannederek kayıtlı çalışmanın avantajlarını görememeleri vb. nedenlerden dolayı ekonomimizdeki bu öncü olma durumunu 90’lı yılların başından itibaren organize perakendeciliğe devretmiştir.

Ülkemiz ekonomisinin lokomotifi küresel ekonomide de olduğu gibi organize perakendeciliktir. 2002 yılından itibaren piyasalardaki güven ve istikrar küresel oyuncuların ülkemize olan ilgilerini artırmıştır. Bu ilgi ve alaka ülkemiz perakendesi için alternatif ve iş birlikleri arayışlarını, çözüm odaklı yaklaşımları başlatmıştır. Dolayısıyla bu ivme perakende sektörünün hızlı bir şekilde büyümesini de beraberinde getirmektedir. Sektördeki bu eğilimlerle ilgili olarak, ACNielsen’in verilerini de gözönüne alarak, bir değerlendirme yapacak olursak küçük ve orta ölçekli marketlerin büyüme trendlerini sürdürmekte olduğunu söyleyebiliriz. İstanbul gibi büyük şehirlerde metrekare olarak büyük alanların bulunmasındaki zorluk, marketlerin semt aralarında tüketiciye daha yakın konumlarda mağaza açmaları, hizmeti ayağa götürmeleri küçük ve orta ölçekli marketlerin artışını hızlandırmaktadır. Bu durumu fark eden Carrefour, Gima konseptini Carrefour Extra şeklinde yeniden yapılandırarak semt içlerinde ve Anadolu’daki daha küçük şehirlerde de yapılanmaktadır. Küresel oyuncuların ülkemiz piyasasına yakın ilgileri, maliyet dışı karların azalması gibi etkenleri gözönüne aldığımızda 2007 ve sonrası dönemin perakende sektöründe taşların yerinden oynayacağı, evliliklerin, ortaklıkların ve devirlerin hızlanacağı bir süreç olacağını belirtebiliriz. Bununla birlikte ulusal ve uluslararası yeni markaların çıkabileceğini de gözden kaçırmamak gerekir. Ülkemizde organize perakendecilik gelişmiş ülkelerin seviyeleri baz alındığında henüz gelişim aşamasındadır. Gelişmiş ülkelerdeki organize perakendeyle geleneksel perakende arasındaki fark organize perakende lehine iken ülkemizde bu durum organize perakende aleyhine bir büyüklük göstermektedir. Ancak organize perakendeciliğin ülkemizdeki hızlı gelişimi geleneksel perakendenin genel perakende içindeki oranını hızla gerilere doğru çekmektedir. Bu durum ülkemizdeki ticaretin kayıt altına alınabilmesi, vergi gelirlerinin arttırılabilmesi, çalışanların sosyal güvenceye kavuşabilmesi, merdiven altı imalat dediğimiz denetlenemeyen, insan sağlığına zararlı ürünler üretebilen yerlerin kapatılarak ülke ve insanlarımızın faydasına bir durum yaratması açısından son derece önemli bir gelişme olarak görülmelidir. Gelişme içerisinde olan perakendeciliğimiz derlenip toparlanarak, kurumsallaşarak, yeni teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, uluslararası perakendecilerle rekabet edebilecek çalışmaları hızlandırmalı, rekabete hazırlıksız yakalanmamaya çalışmalıdır.

Organize perakende 90’lı yılların başından itibaren hızlı bir gelişim süreci yaşamıştır. Bunlar geride kaldı. Ülkemiz siyasi ve ekonomik açıdan artık güvenilir ülkeler arasına girmiştir. Bu durum küresel oyuncuların ülkemize olan rağbetlerini artırmış, birçok perakendeciyle yakından görüşmeler, takipler başlamıştır. Ülkemizin iki önemli perakendecisi Migros ve Carrefour bu yeni durumu gözönüne alarak geçtiğimiz yıllarda Tansaş ve Gima’yı bünyelerine katarak kendilerini daha da güçlendirme yoluna gitmiş, yine bazı perakendeciler de yerel marketleri alarak bu hareketliliğe katkıda bulunmuşlardır.

Şimdi Migros’un satışı resmen açıklanmış, yerel perakendeciler arasında iş ve güç birliği dönemi başlamış, sektördeki hareketliliğin bu aşamadan sonra hem rekabet hem de satış ve birleşmeler bağlamında daha hızlanacağı açıklık kazanmıştır.

Diğer Yazıları