Mart-2011 Mardin İl Özel Dosyası

İrem Nurgül DURMUŞ
İrem Nurgül DURMUŞ
Ekonomize Dergisi Editörü

Henüz 18 yaşına bile girmeden başladığım mesleğimde koskoca 10 yılı devirmişim.

Zaman ne çabuk geçiyor...

Ne çok il çalışmış, Ne çok OSB, Ne çok siyasetçi ve İşadamı görmüşüm.

 

Dönüp bakıyorum da, tam bir "Türkiye Aşığı" olarak her ili sevmiş olmama karşın hep Mardin'i kalbimin tahtına almışım.

Mardin'i gidip görmüş, Mardin insanıyla kısa da olsa yaşamış olanlar, bunun sebebini çok iyi anlıyor olmalı…

 

Herkesin "Başım Gözüm Üstüne" dediği bir şehrin üstüne başka hangi şehir gelebilir ki zaten?

 

Hepimizin aslen Âdem ile Havva'dan geldiğini unutmadan, yaşamı paylaşabilen, sevgiyi paylaşabilen, Türk, Kürt, Süryani, Arap demeden dostluk içinde bir arada yaşayabilen kaç şehir vardır ki?

 

Kim olduğunu sormadan, önemsemeden, insan olmanın yettiği, herkesin "Hojjgelmişsiniz" dediği, bu derece sevgi dolu kaç yöre vardır ki?

 

"Mardin'e Gelen Ağlar, Giden Ağlar" diyorlar;

Çok doğru.

2008 yılında ilk kez Mardin'e giderken her ne kadar ağlıyor olmasam da, pek de can atmıyordum hani… Dönerken ise içimde hüzün vardı.

2011 yılında, geçen ay yine Mardin'den dönerken, uçak havalandığında "1 saat 15 dakika sonra Ankara'da, yuvamda olacağım" diye sevinemediğimi fark ettim. Üzülerek bakıyordum uçağın penceresinden dışarıya…

 

2008’den sonra 2011 yılında Mardin’i yeniden çalıştığım için mutluyum. Çünkü ülkem için mutluyum.

Çünkü daha önce de birçok şehri birden fazla çalıştım. Ama hiç 4 yılda bu kadar çağ atlamış bir şehir görmedim.

Yatırımcıların elini taşın altına koymaktan hiç kaçınmamalarını sağlayan mangal yürekleri, idarecilerinin fedakârlıkları ve Başkan Vekilleri Nasır Duyan'ın inancı olsa gerek bu. Ya da kim bilir belki de Mardin OSB’sine sihirli bir değnek değmiştir...

 

Nasır Duyan kadar, Mardin milletvekili Cüneyt Yüksel’in de şehir için bir şans olduğunu düşünüyorum. Kimse darılmasın kırılmasın ama sadece Mardin milletvekili diye düşünemiyorum ben onu. Türkiyeli diye düşünüyorum. Hatta özgeçmişini okuyunca tam bir evrensel isim olduğunu düşünüyorum. Üniversite yıllarımda herkes gibi bende asi gençlik çağlarımı yaşarken: “Raymond Aron kim bilmeyen, Karl Marx’ı hiç okumamış olan, en önemlisi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamamış olanlar vekilliğe soyunmasa keşke” derdim, ben millettensem vekilim üstün olsun isterdim.

Ama bu kadar eğitimli bir vekil o zamanlarda bile düşlememiştim. Türkiye için gurur bence böyle bir isim. Ve bu isim Mardin’den çıkmış… Ne mutlu…

 

İl dosyalarında genelde teşekkür ederken isim sayarız, ama ben teşekkür için isim saymaya kalksam sanırım en az 5 sayfalık bir liste çıkarmak zorunda kalırım. Teşekkür edeceğim o kadar çok insan var ki Mardin'de. O yüzden daha genel geçmek zorundayım teşekkür faslını. Dosyamıza katılan ve değerli görüşlerini sunan herkese çok teşekkür ediyorum. Hepsi birbirinden değerli birçok girişimci, yatırımcı. Mardin merkezden, Kızıltepe'den, Midyat'tan. Belki kalemim yetemedi hakkını vere vere yazamadım o güzel söyleşileri, hepsi öyle doyumsuzdu ki...

 

Şimdi desteklerini esirgemek şöyle dursun, mükemmel ilgileriyle mahcup olmamı sağlayacak kadar çok yardımlarını gördüğüm bir kaç ismi dillendirebileceğim sadece:

 

Sayın Valim Hasan Duruer mükemmel ev sahipliğiniz için size minnettarım,

 

Sayın Belediye Başkanım Mehmet Beşir Ayanoğlu, çok teşekkür ederim,

 

Nasır Duyan Başkanım. Sizin için söyleyebileceğim tüm kelimelerim çok kifayetsiz kalıyor. Çok derin bir saygı duyuyorum size ve yüreğimden kocaman bir teşekkür gönderiyorum. Sizi çok seviyorum.

 

Değerli Vekilim Cüneyt Yüksel, bence milletin vekilliği ancak bu kadar özveriyle yapılır. Gerçek anlamda “Örnek Bir İsim” olduğunuzu düşünüyorum. Her şey için sonsuz teşekkür ediyorum.

 

Son olarak Genel Yayın Yönetmenim Kadir Gürbüz’e teşekkür etmek istiyorum. İyi ki var, İyi ki Ekonomize’yi kurmuş, İyi ki ben Ekonomize’deyim ve İyi ki bu kadar iyi bir çalışma bu kadar iyi bir dergi için hazırlandı. “Teşekkürler Patron, Sizi Seviyorum”

 

Söz konusu Mardin olunca diyecek sözüm çok; ama yazıyı daha da uzatıp sıkmak istemiyorum kimseyi.

 

Ben herkes hayatında bir kere bile olsa Mardin'i görsün istiyorum. Farklı renklerin aynı sesle bir arada kardeşçe ve sevgi içinde yaşayabildiğine herkes şahit olsun istiyorum çünkü. Çünkü sevgiden daha önemli hiçbir şeyin olmadığına inanıyorum. Ve Mardin’in bunun en güzel örneği olduğunu düşünüyorum.

 

Güvenlik Adası, Büyülü Şehir, Taşın ve İnancın Dile Geldiği Yer Mardin'i ve tüm Mardinlileri çok seviyorum.

Diğer Yazıları