Hedefler Büyüdükçe Göl Küçük Gelecektir

Doç. Dr. Ünsal BAN
Doç. Dr. Ünsal BAN
Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi Finansman Öğrt. Üyesi

Günümüzde işletmelerin hedef belirlemeden küçük olma konusunda ısrarlı davranışları rekabet etme şanslarını yok ederken, özellikle aile işletmelerinin kurumsal yönetim anlayışına geçmemeleri işletmelerimizin büyümelerini engelleyen en önemli etkenlerden olmaktadır.

Yazının başlığı ilk bakışta bir şeyler çağrıştırmayabilir. O nedenle başlığı kısaca açıklamakta fayda var.

Bu başlıkta kastetmiş olduğumuz daha çok küçük ve orta ölçekli işletmelerimizin artık uzun vadeli hedefleri ortaya koyarak, belirli büyüklüklere ulaşmaları gerekliliğidir. Bu işletmeler için küçük olmanın kendileri için sağlayacağı hiçbir fayda yoktur.
İnsanoğlunun gelişimine paralel olarak rekabet, önce bölgesel olarak başlamış daha sonra ulusal boyuta ulaşmış ve en sonunda küresel ölçeğe gelmiş bulunmaktadır. Her bir basamakta da rekabet daha zorlayıcı ve kıran kırana olmuştur. Bu sürece sadece firmalar değil zamanla devletler ve tek tek bireyler de girmeye başlamışlardır.
Devletlerin küresel rekabette birbirleriyle yarışmaları ve bu yarışın hükümet programlarına kadar girmesi, firmaların üretimlerini çeşitli ülkelere kaydırması ve/veya toplaması dünya üzerinde tekel olmaya çalışmaları, ölçeğin önemini ortaya koymaktadır.

Türkiye’de ise şimdiye kadar küçük ve orta ölçekli işletmeler hakkında çıkan yazılarda (buna bu köşenin sahibi de dahildir) bu işletmelerin ekonomiye sağladığı avantajlardan ve dezavantajlardan bahsedilmiş, küçük olmalarının sağladığı faydalar sıkça belirtilmişti.

Bahsedilen bu avantajlardan en önemlisi küçüklüğün işletmelerde esnekliğe ve krizlere karşı dayanaklılığa yardımcı olacağı düşüncesi idi.

Genel olarak bakıldığında sanayileşme sürecinde olan ülkemiz için o tarihlerde küçük olmanın sağladığı avantajlar var iken artık günümüzde bu avantajlardan bahsetme imkanı yoktur.

Günümüzde işletmelerin hedef belirlemeden küçük olma konusunda ısrarlı davranışları rekabet etme şanslarını yok ederken, özellikle aile işletmelerinin kurumsal yönetim anlayışına geçmemeleri işletmelerimizin büyümelerini engelleyen en önemli etkenlerden olmaktadır.

Uluslararası rekabet bütün dünya devletleri için ölçek ekonomisini gündeme getirmiştir. Bundan sonra bu sürece ayak uyduracak firmalar hayatlarını devam ettirecekler diğerleri ise ya kapanacak ya da günü kurtarmaya devam edeceklerdir.



Küçük olan işletmelerin rekabet edebilme şansları tamamen ortadan kalkmıştır. Bu tür firmaların sadece yeni ürün anlamında rekabet etme şansları vardır. Zaten böyle bir süreci yakalayan firmaların da büyümeleri kaçınılmaz olacaktır.

Küreselleşme sürecinde son yıllarda oluşan rakamlar, ticarette, üretimde ve tüketimde yer alan grupların paylarını sürekli olarak artırdıklarını göstermektedir. Bu durum ölçeğin önemini daha da artırmaktadır. Küçük olmak güzel olmaktan çıkmıştır. Zaman ölçeğe geçme zamanıdır.