Aile Birliğinin Devamında Aile Şirketlerinin Etkisi
Ahmet ALTUNOK
PERDAHİ Kurumsal Yönetim Danışmanı
Modern zamanlarda geleneksel aile yapısı ciddi şekilde küçülürken çekirdek aile yapısının daha çoğaldığını görüyoruz. Ancak aile şirketleri çevresinde oluşan geniş aileler bunun dışında bir özellik göstermektedir. Şirket büyüyüp geliştikçe aile de şirketle birlikte büyümekte çekirdek ailenin tersine şirket merkezi bir çekim gücü oluşturmakta sadece 1. Derece yakınları değil akrabaları da bu bahsettiğimiz geniş aile içerisine dahil etmektedir. Şirkete liderlik eden karizmatik kişilik aynı zamanda büyüyen ailenin de doğal lideri olduğu gibi bazen aileyi bir arada tutan lider farklılık göstermektedir. Yönetilmesi gereken bir şirketten öteye büyük bir aile de işin içine katılmaktadır. Burada sadece şirketin geleceği değil aynı zamanda ailenin birliği bütünlüğü yanında aile fertlerinin de yönetimi ve gelecek beklentilerinin planlanması da devreye girmektedir.
Aile şirketlerinin avantajları aynı zamanda dezavantaj olarak ta ikili bir yapı oluşturmaktadır. Yönetim açısından hızlı karar alabilme yeteneğine sahip oldukları gibi aynı durum yeni yatırımlara karar verebilme konusunda aile içerisinde bazı anlaşmazlıklar karar verebilmeyi zorlaştırmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde aile şirketlerinin kendi öz sermayeleri ile belli bir noktaya gelebilmeleri şirket açısından olumlu bir durumken daha ekonomik finansal kaynakların kullanılarak işletmenin büyümesinin sağlanması konusunda zorluklar ve bazı korkular yaşanmaktadır. Kurum kültürünün oluşmasında ailenin geçmişten gelen kültürü kolaylık sağlarken feodal aile yapılarının yenilikçi olmayan yapıları olumsuz durumlar oluşturarak kurumun kurumsallaşması ve profesyonelleşmesinin önünde bir engel oluşturmaktadır. Aile üyelerinden ikinci ve sonraki neslin eğitim ve kariyer yönelimleri planlandığında, yönetilebildiğinde işletme açısından olumlu bir durum olarak ortaya çıkarken aynı durum planlanamaz, yönetilemezse şirketlerin parçalanmalarının en temel etkenlerinden birisi olmaktadır.
Unutulmamalı ki; yarının iş ortamı bugünden daha hızlı (hem karar, hem icraat açılarından), bugünden daha karmaşık, bugünden daha değişken, bugünden daha rekabetçi olacaktır.
Ülkemizde aile şirketlerinin ikinci nesle intikalleri, üçüncü kuşağa başarılı bir şekilde ulaşabilmelerinin oranı oldukça düşüktür.
Şirket ortakları şirket içinde tüm operasyonları sürekli kendileri kontrol etme eğiliminden çıkmalı, İnsan kaynakları yönetiminde işe alma, ücretlendirme, kariyer planlama, performans değerlendirme gibi fonksiyonlar hedeflere bağlı hale getirilmeli, şirket patronun kişisel değerlendirmelerine göre değil kurulların aldığı kararlar ve değerlendirmeleri baz alarak yönetilmelidir.
Şirket etrafında oluşan “geniş ailenin” birlik, bütünlük içerisinde varlığını devam ettirebilmesi, şirketin varlığını karlı, verimli ve gelecek hakkında yapılmış projeksiyonuyla mümkün olacaktır.
Bunun için de aile şirketleri;
- Aile anayasasını oluşturmalı,
- Aile konseylerini kurmalı,
- Şirketin kurumsallaşma ve profesyonelleşmesini sağlamalı,
- İş süreçlerini en etkin ve verimli bir şekilde yönetimini sağlamalı,
- İnsan kaynaklarını profesyonel bir bakış açısıyla yapılandırmalı,
- Operasyonel karlılıklarını, verimliliklerini yukarıdaki süreçlerle birlikte sağlayacak çalışmaları yapmalı,
- Personelin verimli çalışmasına yönelik kapsamlı eğitim analiz ve programını oluşturmalı,
- Şirketin geleceğine yönelik finansal projeksiyonunu net bir şekilde ortaya koymalı, yatırımlarını bu tabloya göre belirlemeli,
Şirketiniz geleceğe profesyonel bakış açısıyla emin adımlarla yürüdükçe ailenizin birliği ve bütünlüğü de devam edecektir.




















