
Mustafa DÖNMEZ
Avrupa Birliği Genel Sekreteri
Eski Yardımcısı
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Avrupa Birliği Genel Sekreteri
Eski Yardımcısı
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Türkiye'nin Nüfusu ve Seçmen Sayısı
Ülkemizde 2000 yılına kadar (2000 yılı dahil) 14 nüfus sayımı yapılmıştır. Sayım günleri sokağa çıkma yasağı uygulanarak sayımlar bir günde tamamlanmıştır.
TUİK tarafından ifade edildiğine göre, son yapılan nüfus sayımında önce Türkiye'deki tüm adres bilgilerinin kaydedildiği "Ulusal Adres Veri Tabanı" oluşturulmuş; daha sonra bu adreslerde ikamet eden vatandaşlar T.C. kimlik numaraları, yabancı uyruklu kişiler ise pasaport numaraları aracılığıyla adresle ilişkilendirilerek kayıt altına alınmış ve Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) oluşturulmuştur. Böylece, sayım günü evlere hapsedilmeye son verilmiş; nüfus sayımlannda yaşanan mükerrer kayıt ya da kayıt olmama gibi sorunlar ortadan kaldırılmıştır.
Bir ülkeye ilişkin önemli verilerin başında nüfus gelmektedir. Gerçekten de diğer birçok veri nüfus verileriyle yakından ilgilidir. İstihdam, işsizlik, kişi başına düşen milli gelir vs gibi önemli konulardaki gelişmeler, sağlıklı nüfus verileri olmadan düzgün hesap edilemez.
Özellikle küçük yerleşim birimlerinde belediye kurmak veya yerel yönetimlere yapılan Hazine ve İller Bankası yardımlarından daha fazla pay almak hatta daha fazla milletvekili çıkarmak için belde veya bölge nüfusu fazla gösterilmiştir
Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK), Türkiye'nin 2007 yılı sonu itibarıyla nüfusunun, Türkiye'de ikamet eden yabancılar dâhil, 70 milyon 586 bin kişi olduğu açıkladı. Böylece 2000 nüfus sayımında 67 milyon 804 bin olan Türkiye'nin toplam nüfusu, yedi yıl sonra 70 milyon 586 bine yükselmiştir. Söz konusu nüfusun yüzde 70,5'i şehirlerde toplanmıştır.
Ortaya çıkan sonuçlara göre nüfusun önemli kısmı İstanbul (toplam nüfusun yüzde 17,8'i), Ankara (toplam nüfusun yüzde 6,3 ü) ,ve İzmir (toplam nüfusun yüzde 5,3'ü) gibi büyük şehirlerde yaşamaktadır. Ayrıca bine yakın beldenin nüfusunun 2 binin altına düştüğü görülmüştür. Herhalde yakında bu beldeler köy veya mahalleye dönüştürülecektir.
TUİK tarafından ADNKS'ye göre açıklanan son nüfus, beklentilerin altında kaldığı gibi bir dizi tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Çeşitli zeminlerde Türkiye'nin nüfusu hakkında daha yüksek rakamlar telaffuz ediliyordu. 9'uncu Kalkınma Planında Türkiye'nin 2006 yılı nüfusu, 73 milyon olarak verilmektedir. Geçmiş yıllarda, özellikle küçük yerleşim birimlerinde belediye kurmak veya yerel yönetimlere yapılan hazine ve İller Bankası yardımlarından daha fazla pay almak hatta daha fazla milletvekili çıkarmak için belde veya bölge nüfusunun fazla gösterilmeye çalışıldığına ve yer yer başarılı olunduğuna da şahit olduk.
2000 yılı nüfus sayımında bazı yerleşim birimlerinin nüfusu ilk açıklamalarda fazla artmış görünüyordu. Bilahare, pek çok yerleşim yerinin nüfusu, DİE uzmanlarınca düzeltilmiştir.
Türkiye'de nüfusla ilgili olarak TÜlK'in açıkladığı nüfusun yanında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri (NVİ) Genel Müdürlüğünün de verileri bulunmaktadır. NVİ Genel Müdürlüğü nüfusu, ikamet esasına göre değil nüfusa kayıtlı olunan yer esasına göre kaydetmektedir. Kayıtlarda yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız da yer almaktadır. Türkiye'de yaşayan yabancılar ise bu kayıtlarda yer almamaktadır. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre Türkiye'nin nüfusu, 2006 yılı itibarıyla 74 milyon 530 bindir.
Nüfusla ilgili bir diğer kayıt ise Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından düzenlenen seçmen kütükleridir. Üç kurumun kayıtları da bir anlamda aynı sisteme dayanmaktadır.
22 Temmuz 2008 Milletvekili seçimlerinde seçmen sayısı (Gümrüklerde oy kullananlar dahil) 42 milyon 799 bindir. Seçmen sayısını, 18 yaşını doldurmuş nüfus diye de tanımlayabiliriz. TUİK'in ADNKS'ye göre verdiği 18 yaş üzeri nüfus, 47 milyon 18 bin kişidir (toplam nüfusun yüzde 66,6'sı). İki kurum verileri arasındaki fark 4 milyon 218 bin kişidir. Altı ayda seçmen sayısı, yüzde 10 artmış görünmektedir.
Altı ayda seçmen sayısı bu kadar artmayacağına göre ortada üç ihtimal vardır; ya seçmen sayısı az yazıldı ya da TUİK rakamları fazladır. Diğer bir ihtimal de yukarıda verdiğimiz ihtimalin her ikisinin de doğru olmamasıdır. Hem seçmen sayısı az yazılmış hem de eski reflekslerle bazı yerleşim yerlerinde nüfus fazla yazılmıştır.
Seçmen sayıları iller düzeyinde karşılaştırıldığında; 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan milletvekili seçimlerinden sonraki altı ayda seçmen sayısının İstanbul'da 1 milyon 308 bin, Ankara'da 250 bin, Bursa'da 201 bin, Gaziantep'te 192 bin, İzmir'de 212 bin kişi arttığını görüyoruz. Artış oranlarına yüzde olarak bakarsak, artış Bilecik'te yüzde 39, Şanlıurfa'da yüzde 31,3, Gaziantep'te yüzde 27,7, Şırnak'ta 27,6, Mardin'de 22,2, Ağrı'da 20,5, Hakkâri'de yüzde 19, İstanbul'da yüzde 18'dir.
Çankırı, Çorum, Rize, Elazığ, Amasya, Bayburt, Kırıkkale gibi bazı illerimizde ise seçmen sayısı azalmıştır. Bazı illerimizde seçmen sayısında kayda değer değişme olmamıştır.
Yukarıdaki farklılıkların nedenine gelirsek belli başlı olarak şunları sayabiliriz:
Ülkemizde çocuklar doğduğunda nüfus idaresine kayıt yaptırma alışkanlığı yeterince yerleşmemiştir. 0-5 yaş nüfusun bir miktar daha fazla olduğunu söylemek fazla yanlış olmayacaktır.
İleri yaşlarda ölümlerin nüfus idaresine bildirilmesinde fazla acele edilmediği de doğrudur.
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, özellikle küçük yerleşim birimlerinde belediye kurmak veya yerel yönetimlere yapılan Hazine ve İller Bankası yardımlarından daha fazla pay almak hatta daha fazla milletvekili çıkarmak için belde veya bölge nüfusu fazla gösterilmiştir.
Sonuç olarak, büyük şehirlerin dışında kalan yerleşim birimlerinde, özellikle belediye teşkilatı olan yerlerde nüfusun bir miktar daha fazla yer aldığı, bunun yanı sıra seçmen kütüklerinde kayıtlı seçmenin de noksan yazıldığını söylemek fazla yanlış olmayacaktır. Önümüzdeki günlerde YSK yetkilileri ile İçişleri Bakanlığı veTÜİK yetkililerinin bir araya gelerek farklılıkları ortadan kaldırmaları gerekecektir.
Kesinleşecek yeni nüfus bilgilerine göre başta nüfus serileri olmak üzere yeniden düzenlenecek diğer ekonomik bilgilerin (işgücü, milli gelir vs) de en kısa zamanda kamuoyuyla paylaşılması önem arz edecektir.


