Şadi Türk "Şa-Ra Group Yönetim Kurulu Başkanı "

Türkiye'de kendi konumumuzda bir numara olduğumuzu iddia ediyoruz. Rekabet ettiğimiz çok sayıda firma var. Ancak enerji sektörünün yelpazesi içinde her konuda etkinlik gösteren bir başka firma yok.

Ekonomize: Sanayi alanında yaptığınız başarılı çalışmalarla iş dünyasında tanınan birisiniz. Ancak sizi tanımayanlar için bize kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz?

Şadi Türk: 1980 yılında İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi, Elektrik mühendisliği bölümünden mezun oldum. 1985 yılında Şa-ra AŞ’yi imalatçı olarak kurduk. O günlerde hedefimiz şirketimizin uluslararası bir şirket yapısı içerisinde olmasıydı. Türkiye’de de kendi alanında saygın bir yer elde etmesiydi. Bugün geldiğimiz noktada bunu başardık. Ağırlıklı olarak enerji sektöründe imalatlarımız var. Ürettiğimiz ürünleri yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda satıyoruz. Bugüne gelinceye dek Şa-ra A.Ş bir bütünlük içinde kalırken birtakım yan faaliyetlerimiz oluşmaya başladı. Turizme girdik, iki faal otelimiz var, yatırım içinde olduğumuz iki otelimiz daha var. Onun dışında Ankara’da yayın yapan bir radyomuz var. Ankara RadyoTürk. 107,6’dan yayın yapıyor. Yaklaşık 1050 çalışanımız var. Şantiyelerle birlikte değerlendirdiğimizde 1500–1700 sayısına ulaşıyoruz.

Ekonomize: Şa-ra’nın enerji sektöründe üretim alanları nelerdir?

Şadi Türk: Enerji ağırlıklı bir firmayız. Enerji sektörünün barajda üretilen enerjidenevinizde tüketilen enerjiye kadar geçen süreç içerisinde her aşamasında müteahhitlik hizmeti veriyoruz.

sadi-turk

Fabrikalarımızda ağırlıklı galvanizli çelik konstrüksiyon işliyoruz. Bu ana ürün olarak enerji nakil hattı çelik konstrüksiyonu, trafo merkezleri çelik konstrüksiyonu, şehir aydınlatma direkleri, trafik yönlendirme, tabela, bayrak direkleri, bunun yanı sıra Adana’daki tesislerimizde cıvata üretiyoruz. Türkiye’nin ikinci büyük cıvata fabrikasına sahibiz. Bağlantı elemanları fabrikamız var. Burada alüminyum ve döküm olmak üzere her türlü bağlantı elemanlarını üretiliyor. Ağırlıklı olarak ise enerji nakil hattı üretiliyor. Bu konuda Türkiye’de yurtdışına ihracat yapan, Türkiye’ye ürün veren tek firmayız.

Ekonomize: Şa-ra enerjinin Türkiye’de ve dünyadaki sektörel konumu nedir?

Şadi Türk: Türkiye’de kendi konumumuzda bir numara olduğumuzu iddia ediyoruz. Rekabet ettiğimiz çok sayıda firma var. Ancak enerji sektörünün yelpazesi içinde her konuda etkinlik gösteren bir başka firma yok. Örneğin enerji nakil hattı konusunda bir grup şirketle rekabet ederken, trafo merkezleri konusunda başka bir grup şirketle, şehir şebekeleri konusunda ise bir başka grup şirketle rekabet ediyoruz. Fabrikalarımız üretim kapasiteleriyle de şu anda Türkiye’de bir numara diyebiliriz. Uluslararası baktığımızda ise dünyada enerji sektöründe tanınan bir firmayız. Avrupa, Asya, Ortadoğu coğrafyasında sektörel etkinliklerimizle ilk onun içinde anılan bir firmayız. Sıralamada zaman zaman ilk beşe giriyoruz.

sadi-turk2

Ekonomize: Şa-ra’nın enerji sektöründe ihracata yönelik bakışı ve ihracat hedefleri nelerdir?

Şadi Türk: Bizim ürettiğimiz altyapı ürünleri daha çok gelişmekte olan ülkelerde yatırımlarımızın yoğunlaşmasıyla etkindir. İhracatın ürün satışımıza oranı %70-80’i buluyor. Avrupa’da birçok ülkeye ürün satıyoruz. Örneğin Alman demiryollarının yoğunluklu olarak üretim hatlarının malzemelerini biz üretiyoruz. Fransa’da enerji sektörüne ürün satışımız var. Irak, Suriye, Ürdün gibi Ortadoğu ülkelerine ürün satıyor, aynı zamanda müteahhitlik yapıyoruz. Kuzey Afrika’da da etkiniz.

Ekonomize: Şa-ra grubun başındayken aynı zamanda Başkent OSB’nin yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlenmenize yol açan unsurlar nelerdir?

Şadi Türk: Biz şirketimizin ana faaliyet konusuna bir atölyede üretim yaparak 1985 yılında OSTİM’de başladık. Müteahhitlik çalışmamız daha sonra geldi. Her yıl büyüdük, birkaç yıl içinde OSTİM standartlarında üretim yapmanın zor olduğunu gördük. O dönemde Sincan organize sanayi bölgesi faaliyete yeni girmişti. Oraya gittiğimizde çok yüksek fiyatlı arazi satışları karşımıza çıkınca bunu aşmak için arayışlara girdik. Tesadüf eseri Polatlı’da boş bir fabrika arazisi ve bina bulup orayı satın aldık. O günün inanılmaz zor koşulları içinde üretime başladık. Diğer firmaların kimisi Eskişehir yolunda, İstanbul yolunda, kimi Konya yolunda, havaalanı yolunda, kimi de Samsun yolunda fabrika açtığından üretim birimleri saçılarak Ankara’da plansız bir sanayi yapısı oluşmaya başladı. O dönemde Konya ve Kayseri gibi çevre illere baktığımızda sayıları üç, dördü bulan organize sanayi bölgeleri varken Ankara’da hiç yoktu. Arkadaşlarımızla yaptığımız görüşmelerde bu konuyu çözümlemek için bir girişimde bulunmaya karar verdik. O zaman kooperatif olarak 1994 yılında bir yer alıp yerleşke oluşturmaya çalıştık. 2001 yılında organize sanayi bölgeleri yasasıyla özel organize sanayi bölgesi olarak kurulduk. 2003 yılında sayın başbakanımız temel atma törenimize katıldı, ondan sonra faaliyetlerimiz çok hızlandı. 2008 yılına dek son derece etkin bir OSB olduk.

Ekonomize: Başkent organize sanayi bölgesinin (OSB) Ankara’daki ve Türkiye’deki diğer organize sanayi bölgelerinden ayrılan yanları nelerdir?

Şadi Türk: Başkent OSB Türkiye’de tüm OSB’ler içerisinde beşinci sırada büyüklükte olan bir bölgedir. Türkiye genelinde 250 OSB bulunuyor. Bütün OSB’lerin arazisinin yüzde üçünü biz oluşturuyoruz. Sanayi bölgemizde 80 işletme faaliyet gösteriyor. Tamamlandığında ise yaklaşık 750 işletme faaliyet gösteriyor olacak. O yüzden genç bir sanayi bölgesiyiz ancak iddialıyız.

Başkent OSB kamudan hiçbir destek almadan kendi kaynaklarını kendisi yaratarak yol alan bir sanayi bölgesidir. Bu en önemli özelliğimiz. İkinci büyük özelliğimiz Başkent OSB’nin kurulduğu yıldan bugüne dek OSB yasasında çok açık olmasa bile düzenli olarak genel kurul seçimleri yapmasıdır. Tüm katılımcılarıyla iki yılda bir seçime gidip yönetimini kendi seçen ve denetimini daha yoğun yapan bir OSB’yiz. Üçüncü olarak, Başkent OSB’nin yatırımı iki etapta devam ediyor. İkinci etabımızda daha çok teknolojik ürünlere, katma değeri yüksek sektörlere yönelik çalışmalarda bulunuyoruz. Seçici davranarak burada her yatırımcının faaliyet göstermesine izin vermiyoruz. Ayrıca suyu yatırımcıya yıllardır bedava veren bir OSB’yiz. Elektrik fiyatları ise en alt düzeyde tutuluyor. OSB’mizde hizmetle ilgili bedeller alınmamaya çalışılıyor. Kısacası sanayicinin derdine derman olmaya çalışan bir yapımız var.

Ekonomize: Başkent OSB’nin Ankara ekonomisine katkısı nedir? Bu bağlamda geleceğe yönelik hedefleriniz nelerdir?

Şadi Türk: Başkent OSB tamamlandığında yaklaşık 50,000 kişilik istihdam yaratacaktır. Şu anda 3500 kişi çalışıyor. Burada dünya çapında bazı ürünleri tek başına üreten yerli firmalarımız var. Örneğin plastik oyun kâğıdının dünyadaki tek üreticisi Kem firmasıdır. Bu firma Kem’le tek üretici olma anlaşmasını imzalamış. Ankara sanayisinin planlı ve düzenli hale gelmesi için Başkent OSB’nin büyük çabası var. Başkent OSB kurulurken içinde bulunduğumuz tüm bölgenin sanayi planlamasını yaptıran da biziz. 1994-96’lı yıllarda Bayındırlık bakanlığında şehir planlaması yapılırken sanayiyi o bölgeye taşıdık. Bizden sonra kurulan OSB’ler bu olanaktan yararlanarak kuruldu. Burası şu anda Ankara’nın sanayi çanağına doğru dönüşüyor. Bizden sonra ASO’nun sanayi bölgesi kuruldu. Anadolu OSB, Dökümcüler OSB’yi de katarsak şu anda dört tane OSB var. 2000’li yılların başında Ankara’da bir tane organize sanayi bölgesi vardı, daha sonra bu sayı dörde yükseldi, bunu ateşleyen biraz da bizim çalışmalarımız oldu diye düşünüyorum.

Ekonomize: Başkent OSB’nin 2. etabında ODTÜ ile yapılan protokol çerçevesinde kurulacak “Özel İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri”ne ilişkin çalışmalarınız ne aşamadadır? OSB’nin 2. etabında katma değeri yüksek sanayi ürünlerinin üretileceği tesislere Ankara ne zaman kavuşacaktır?

Şadi Türk: Biz bölgenin birinci etabındaki planlamayı sanayicinin sıkıntısını gidermek için yaptık. İkinci etabın yaklaşık 5000 dönümlük alanda planlamasını ise klasik sanayi oluşumundan uzaklaştırma hedefiyle yola çıktık. Bizim sanayici olarak planlama bilgimiz vardı ancak araştırma ve geliştirme konusunda bir üniversiteye ihtiyacımız vardı. Sağ olsun, eski ODTÜ rektörümüz Vural Akbulut’un da bize verdiği destekle ikili bir protokol yaptık. O protokolün devamında sektör taramalarına başladık. Bu sektörlerin hangisinde öncelikle ilerleyeceğimizi belirledik. İki yıldır ağırlıklı olarak savunma sanayi sektörü üzerinde çalışıyoruz. Savunma sanayi müsteşarımız da bu konuda bize çok destek verdi. Herkes ortak bir akla, ortak bir fikre ulaştı. Bu ortak fikir, Ankara’nın bir savunma sanayi şehri olduğuydu. Sanayi bakanlığımız şu anda kümeleşme üzerinde çalışmalar yürütüyor. Bu kümeleşmenin gerçekleşmesi gereken yerlerden birinin de Başkent OSB olması için gerekli çalışmaları tamamladık. Onunla ilgili iki yıllık komisyon çalışmaları oluşturduk. Onun üzerine de ikinci etabın planlamasını yaptık. Çalışmalarımızın sonunda savunma sanayi müsteşarlığı ve savunma sanayinde faaliyet gösteren ana firmaların öncelikle buraya gelmesi için çaba gösterdik. Burada bu firmaların kurucusu olan Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfının da desteğini aldık. Bu yıl iki defa vakıf olarak ziyaretimize geldiler. İlk fabrikamızın Havelsan’ın bir tesisi olarak faaliyete geçmesi için çabalıyoruz. Planladığımız gibi gelişirse 2009 yılı içinde Havelsan’ın tesisi çalışmalarına başlayacak, arkasından Aselsan’la aynı kapsamda görüşmelerimiz devam ediyor. Aselsan’ın üretim tesisleri şehrin içinde kalmış durumda. Yan sanayicileri de şehrin değişik yerlerine saçılmış. Hem bunları bir araya getirmek hem sağlıklı Ar-ge ve bilimsel çalışmalara fırsat verecek ortamı sağlamak amacıyla Aselsan’la bir arazi tahsisi sürecini yaşıyoruz. İkinci aşamada ise tıbbi cihaz üretimleriyle ilgili çalışmalarımız olmasını hedefliyoruz. Bu iki aşamanın aynı anda yürütülmesi son derece zor. O yüzden amacımız 2009 yılı içerisinde Başkent OSB’de savunma sanayi bölgesini oluşturmaktır.

Ekonomize: Başkent OSB’de araştırma-geliştirme faaliyetine yönelik olarak kurulan Başkent Yatırım A.Ş’nin çalışmaları hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz?

Şadi Türk: Vergi muhatabiyeti olan bir takım OSB ihtiyaçları Başkent Yatırım A.Ş üzerinden yapılıyor. Organize Sanayi bölgelerinin faturalandıramadığı bir takım hizmetlerin onlar tarafından verilmesi üzerine Başkent OSB’nin katılımı olarak kurulmuştur. Başkent Yatırım AŞ birçok konuda bölge sanayicilerinin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Bunlardan biri de ODTÜ Teknoparkta üyelerin yapmış olduğu projelerin gerçekleştirilmesini sağlamaktır.

Ekonomize: Başkent OSB’nin enerji ihtiyacının karşılanmasına ilişkin çalışmalarımız nelerdir?

Şadi Türk: Türkiye’nin 2010–2011 yıllarında enerji konusunda sıkıntı çekebileceğini düşündüğümüz için Başkent OSB olarak bu konuda bazı çalışmalar yürüttük. Kurduğumuz Başkent Enerji AŞ’yle D.S.İ projelerinden 85 MW’lık Çamlıca Hes barajının ihalesine girerek bunu kazandık. 2 veya 3 yılda barajın devreye girmesi için çalışıyoruz. Su verimliği açısından sorun yaşamadığımız bölgede böyle bir projeyi ideal buluyoruz.

Ekonomize: Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Şadi Türk: Türkiye’nin ürettiğini ve çok çalıştığını düşünüyorum. Şu anda dünyada gerçekleşen kriz üretime dayanmayan ekonomilerden kaynaklanıyor. Yatırımcı açısından bakıldığında sakin olmak gereklidir. Önümüzdeki günlerin kolay geçeceği düşünülmüyor ancak biz bunu aşarız. Konuya enerji sektörü açısından yaklaşacak olursak bu sektörde Türkiye’nin belli darboğazları, sıkıntıları var. Bunların aşılabilmesi için daha yüksek hedefli üretim biçimlerine eğilmek gerekiyor. Nükleer santrallerin çok geciktiğini, hala bu gecikme sürecinin devam ettiğini düşünenlerdenim. Fransa’da 52 tane nükleer santralin olduğunu düşünürseniz, Türkiye’de bir santralin olmaması anlamlı gözükmüyor. Çevre duyarlığı açısından bakıldığında herhalde biz Fransa’dan daha duyarlı değiliz. Avrupa’nın her ülkesinde nükleer santral sayısı 20–30 civarındadır. Alternatif enerji kaynaklarının Türkiye’nin gereksinimini sağlayabileceğini düşünmek yanlış olur. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin enerjide bir darboğaza gireceğini düşünüyorum. Bu krizin etkisinin hafifleyip üretimde yoğunlaşacağımız 2010-2011’de büyük bir enerji sıkıntısı çekeceğimiz aşikârdır. Yapılan anlaşmaların sonlanması ve yeni anlaşmaların yapılması sürecinde dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde Türkiye hedeflerinden geride kalacaktır.

Ekonomize: Bu önemli söyleşi ve değerli görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz.

Şadi Türk: Ben teşekkür ederim.

ÖDÜL TÖRENİ GÖRÜNTÜLERİ

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Ekonomize dergisi işbirliğinde gerçekleştirilen; Güvenilir Gıda Zirvesi ve Ödül Töreni Görüntüleri İçin Tıklayınız...

Ekonomize Borsa

  DeğerFarkDeğişim
İ.M.K.B-1006074675-0.58
İ.M.K.B-307701212-0.65
Mali9398943-0.86
Sınayi4493831-0.58
USD1,51206.28
Euro1,9270-2.85
Altın61,14861.14