Vatandaş Sağlıklı Yaşamı Sevince Çiftçi Organik Tarıma Yöneldi

Vatandaş Sağlıklı Yaşamı Sevince Çiftçi Organik Tarıma Yöneldi

Sağlıklı ve doğal yollardan üretim süreci ile başlayan organik tarımda Türkiye büyük ilerleme kaydetti. Kimyasal girdi kullanmadan, üretimden tüketime kadar her aşamasının izlendiği sertifikalı tarımsal üretim biçimi olan organik tarıma olan ilgi büyük artış gösterdi. 2002 yılında 150 olan ürün sayısı geçen yıl 216'ya yükseldi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre 2010'da 42 bin 97 üretici tarafından 510 bin hektar alanda organik tarım üretimi gerçekleştirildi. 2002 yılında 12 bin 428 organik tarım üreticisi 57 bin 365 hektar alanda yetiştiricilik yapıyordu. Türkiye'de organik tarım yapılan alan, toplam tarımsal alanın içerisinde yüzde 1,58 seviyelerinde bir paya sahip. Dünyada ve özellikle Avrupa'da yaygınlaşan organik ürün tüketimindeki artıştan dolayı Türkiye'nin önümüzdeki günlerde bu pazarın önemli oyuncularından biri olmak için daha geniş alanlarda üretim yapacağı belirtiliyor.
 
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın verilerine göre, 2010 yılında üretici tarafından 510 bin 33 hektar alanda organik tarım üretimi gerçekleştirildi. Bu alanın 126 bin 251 hektar alanlık doğadan toplama, geri kalan 383 bin 782 hektar alanlık kısmı ise yetiştiricilik şeklinde organik tarım gerçekleştirildi. Geçen yıl 15,9 milyon dolarlık organik tarım ürünü ihracatı yapılırken, ürün bazında kuru üzüm zirvede yer aldı. İhracatta bin 189 tonla kuru üzüm birinci sırayı alırken, onu 585 tonla fındık ve fındık ürünleri, 570 tonla kayısı ve kayısı ürünleri, 441 tonla incir ve incir ürünleri, 15 tonla da pamuk ürünleri takip etti. Avrupa Topluluğu ülkeleri organik tarımda Türkiye'nin en önemli ihracat pazarı konumunda. ABD, Kanada, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda da Türkiye'den organik tarın ürünü talep eden ülkeler arasında yer alıyor.
 
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kaynakları da organik tarıma olan ilginin geçmiş yıllara oranla sıçrama yaptığını ifade ederek, “Toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden,  çevre, bitki, insan ve hayvan sağlığını koruyarak üretim yapma sürecinde üretici sayısı, üretim miktarı, üretim alanları ve ürün çeşitliliği her geçen yıl,  artış göstermeye devam ediyor. Türkiye; topraklarında çok yoğun girdi kullanmamasının avantajı, tarımsal üretim yönünden ürün çeşitliliği, farklı ekosistemlerin varlığı, organik tarım için gerekli işgücü açısından tarımsal nüfusun fazlalığı dikkate alındığında organik tarımsal üretim ve ihracatı açısından önemli potansiyele sahip bir ülke." değerlendirmesinde bulundu.

Organik tarımda üretiminde yaşanan artışta bakanlığın son yıllarda sağladığı teşvikler ön plana çıkıyor. Bakanlıkça organik tarımsal ürünleri ve girdileri üreten müteşebbislere tarımsal kredilere uygulanan faiz oranından yüzde 60 indirimli olarak azami 3 yıl vadeli yatırım ve 1 yıl vadeli işletme kredisi kullanma imkanı sağlanıyor. İlk olarak 2004 yılında “bir yıl için” gerçekleştirilen bu uygulama; 2011 yılında da devam ediyor. Bu çerçevede, cari faiz oranından yüzde 50 indirimli işletme ve yatırım kredisi veriliyor. İşletme kredisine 2 yıl, yatırım kredisine 7 yıl içerisinde ödeme imkanı tanınıyor.



Diğer Haberler